SAYISI: 2022/İHK- 32353

SAYISI: K-2022/34932

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı 15.01.2021 tarihli kazada, kaldırımda yaya olarak bulunan davacının yaralandığını, sunulan rapora göre %8 oranında malul kaldığını, davalı tarafça yapılan ödemenin gerçek zararı karşılamadığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 100,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, 02.02.2022 tarihli dilekçesi ile talebini 108.866,60 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı tarafından ödeme yapılarak tüm sorumluluğun yerine getirildiğini, kusuru, maluliyeti ve zararı kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne, 108.866,60 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; yapılan ödemeyle sorumluluğun yerine getirildiğini, kararın taraflarına tebliğ edilmediğini, bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının incelenmediğini, tazminat hesabının genel şartlara uygun olarak yapılması gerektiğini, ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapılmadığını, pasif dönemin dahil edilmesinin hatalı olduğunu, kusur oranları belirlenmeden hüküm verilmesinin hatalı olduğunu, dosyada mübrez maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, uzlaşma olup olmadığının araştırılması gerektiğini, faiz başlangıcında rapor tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğini, vekâlet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi raporunda yapılan ödemenin yeterli olmadığının değerlendirildiği, hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporunun yerleşik Yargıtay içrihatları doğrultusunda TRH Yaşam Tablosu ve progresif rant hesap yöntemi esas alınarak hazırlandığı, davacının yaya olduğu, tüm zararını müteselsil sorumlulardan talep etme hakkı olduğu, müteselsil sorumluların hangi oranda sorumlu olduklarının iç ilişkide önemli olduğu, bu nedenle %100 kusur oranında hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri esas alınarak kaza ile illiyet bağı kurulmak suretiyle hazırlandığı, davacının şikayetçi olduğu, uzlaşma bulunmadığı, temerrüt tarihinin başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası olmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle diğer itirazların reddine ancak 19.01.2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazetede yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesine eklenen 13 üncü fıkrasında; "(13)(Ek: RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi gözetilerek, başvuran lehine hükmedilecek vekalet ücretinin AAÜT gereğince hesaplanan vekalet ücretinin (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) 1/5'i oranında olması gerektiği, tam vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle İtiraz eden davalı ... şirketi vekilinin, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 16.02.2022 tarih ve K-2022/34932 sayılı kararına yaptığı itirazın kısmen kabulüne, kararın düzeltilmesine, kararın 3. bendindeki “14.292,33 TL” ibaresinin “5.100,00 TL” şeklinde değiştirilmesine, kararın düzeltilmiş şekliyle aynen infazına karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. HMK'nın 266 ncı ve devamı maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir, hükmüne yer verilmiştir. Hakem heyetince, kaza ile ilgili olarak kusur raporu alınmaksızın karar verilmiş ise de; 2918 Sayılı KTK’nın 83 üncü maddesine kusur oranlarının belirlenmesi önemli ve gereklidir. 6100 sayılı HMK’nın 266 ve 287 nci maddeleri gereğince seçilecek uzman bilirkişi aracılığıyla, tarafların kusur durumlarının tespiti ile sonucuna göre karar vermek gerekirken, yanılgılı gerekçeyle kusur raporu alınmaksızın karar verilmesi doğru görülmemiştir. O halde ceza dosyası da dosya arasına alınarak İtiraz Hakem Heyetince; konusunda uzman bilirkişi heyetinden, tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle ayrıntılı, gerekçeli, denetime açık bir rapor alınarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.

3. Davaya konu kazanın gerçekleştiği tarih (15.01.2021) itibariyle 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, davacının maluliyetinin bu yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir. Bu yönetmeliğin 2 nolu ek cetveli olan engel oranları alan klavuzunun "kas iskelet sistemi" başlığı altında yer alan "omurgaya ait sorunlarda engellilik" maddesinde, engellilik belirlemesinin kriterleri düzenlenmiştir. Omurga sorunlarında engellilik belirlemesi için 2 model (yaralanma modeli veya tanı ilişkili değerlendirme ile eklem hareket genişliği modeli veya fonksiyonel model) öngörülmüş ve her iki modele göre yapılacak belirlemede de "engelin kalıcı ve stabil olması, son 12 ayda değişiklik olmaması" ve "patolojinin kalıcı ve stabil olması, yetersizliğin en az 1 yıldır devam ediyor olması" ölçütleri getirilmiştir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Farabi Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından (kaza tarihinden yaklaşık 3 ay sonra) düzenlenen 22.04.2021 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 8 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetveller kullanılarak belirleme yapılması yerinde olmakla birlikte, davacının kazadaki vertebra kırıkları ve alt ekstremite nedeniyle oluşan hasar için yönetmelikteki 1 yıllık süre gözetilmemiş ve bu hususta bir değerlendirme de yapılmamıştır.
Açıklanan hukuki ve maddi olgular karşısında; davacının muayenesi de yapılarak kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi için, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.