SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuğun soruşturma aşamasında alınan ifadesinde eylemi gündüz vakti işlediğini beyan ettiği, kovuşturmada alınan ifadesinde ise suç saatine ilişkin beyanda bulunmadığı, katılanın soruşturma aşamasında alınan ifadesine göre, 12.08.2012 tarihinde iftar saati (saat: 20.11) civarı ile aynı gece saat 23.00 arasında bilinmeyen bir zamanda işlendiği anlaşıldığından, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre, suç tarihinde güneşin batış saatinin, yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, saat 20.11 olduğu, gece vaktinin saat 21.11'de başladığı belirlenmekle, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği atılı suçların suça sürüklenen çocuk lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilerek; suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemlerine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 31/3. ve 116/1, 119/1-c, 31/3. maddelerinde belirtilen suçlar için öngörülen cezaların üst sınırlarına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinde belirtilen 7 yıl 12 aylık dava zamanaşımının, suçun işlendiği 12.08.2012 tarihinden itibaren 07.10.2021 tarihli hüküm tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu gözetilerek, davaların zamanaşımı nedeniyle düşmesi kararı yerine yazılı şekilde mahkûmiyet hükümleri kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.