Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan ... vekilinin temyiz istemi; müvekkil kurumun davaya katılma hakkı olduğu halde kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğinden usul ve kanuna aykırı kararın münhasıran bu sebeple bozulması talebine ilişkindir.
Katılan ... vekilinin temyiz isteminin vekâlet ücreti ile sınırlı olduğu gözetilerek vekâlet ücretine münhasıran yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Sanık hakkında suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6545 ve 7242 sayılı Kanun'larla değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücaadele Kanunu hükümlerine göre uygulama yapılmış olsa da sanığın eylemlerinin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun kapsamında kaldığı, bu suçtan doğrudan zarar görenin ... olduğu cihetle, katılan ... yerine suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresinin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekâlet ücretine hükmolunması isabetli bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle yerel mahkeme kararına yönelik katılan ... vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün vekâlet ücretine ilişkin bölümünden ''Gümrük İdaresi'' ibaresinin çıkarılması, yerine gelmek üzere hükme "...'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.09.2024 tarihinde karar verildi.