Taraflar arasındaki haksız fiil nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; Aksaray Merkez Bağlı Köyü 137 Ada, 21 Parselin dava dışı ...adına kayıtlı iken anılan taşınmazda bulunan elektrik trafosunun 1/2'sinin 31.05.2005 tarihinde Aksaray 1. Noterliğinin 31.05.2005 tarihli 006085 yevmiye nolu trafo devir sözleşmesi ile müvekkiline devredildiğini, bu taşınmazın 2017 yılına kadar ...tarafından kullanıldığını ve taşınmazda bulunan trafonun müvekkili ile müşterek kullanıldığını, 2017 yılında taşınmazın ...tarafından ...'a, ... tarafından ...'e, ... tarafından davalı ...'a satıldığını, davalının taşınmazı satın aldığında trafonun yarısının müvekkiline ait olduğunun kendisine söylendiğini ve Noter Satış senedi gösterildiğini, müvekkilinin mülkiyeti oğluna ait Aksaray merkez Bağlı Köyü 136 Ada 44 Parsel, 137 Ada 15 Parsel, 137 Ada 17 Parsel sayılı taşınmazlara 2019 yılı bahar aylarında pancar ektiğini ve bu ürünü iki kez suladığını ancak davalı ...'ın, müvekkilinin 1/2'sini devraldığı trafonun bulunduğu Bağlı Köyü 137 Ada, 21 Parsel nolu tarlayı satın aldığını ve söz konusu trafonun 1/2'sininsinin müvekkiline devredildiğini ve 136 Ada 44 Parsel, 137 Ada 15 Parsel, 137 Ada 17 Parsel sayılı taşınmazlarda ekili bulunan pancarın çekilen hattan giden elektrik ile sulandığını bildiği halde müvekkilinin kuyusuna giden elektrik hattını müvekkili tarafından iki sulama yaptıktan sonra kasıtlı olarak kesildiğini, dinlenmesini istediği tanıklarının müvekkilinin ekili pancarını davalının taşınmazı içerisinde bulunan trafodan aldığı elektrik ile suladığını davalının bildiğini, davalıya elektriği kesecekse de ürün hasadından sonra kesmesini söyleyen kişiler olduğunu, müvekkilinin, 2005 yılından beri tarlalarını bu trafodan aldığı elektrik hattı ile suladığını ve bu sene de tarlalarını bu şekilde sulayacağı inancıyla Bağlı Köyü 136 Ada 44 Parsel, 137 Ada 15 Parsel, 137 Ada 17 Parseldeki tarlalarına şeker pancarı ektiğini, ancak davalı tarafından müvekkilinin kuyusuna gelen elektrik hattı pancar mahsulü iki sulama yapıldıktan sonra kesildiği için müvekkilinin mahsulünü sulayamadığını bu nedenle müvekkilinin tarlasındaki mahsulün kuruduğunu ve telef olduğunu, meydana gelen bu netice sebebiyle müvekkilinin maddi zarara uğradığını, müvekkilinin zararının tespiti amacıyla Aksaray 2. Sulh Hukuk Mahkemesine delil tespiti için başvurduklarını, Aksaray 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/15 D.İş sayılı dosyası kapsamında mahallinde uzman bilirkişiler tarafından yapılan keşif neticesinde müvekkilin zararını tespit eden bilirkişi raporu düzenlendiğini, sonuç olarak bu raporla yukarıda belirtilen olaylar nedeniyle müvekkilinin 58.874,04 TL ürün kaybına bağlı maddi zararı ve 36.368,03 TL yapılan üretim giderinden kaynaklı zarara uğradığının tespit edildiğini, bu zararın oluşmasına davalının sebebiyet verdiğini, söz konusu 95.242,07 TL'nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tespit tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin Aksaray ili Bağlı Köyü Beşağıl mevkii 137 ada 21 parsel numaralı taşınmazı tarımsal sulama kuyusu ve üzerinde trafosu bulunur şekilde satın alarak adına tescil ettirdiğini, davacının pancar ekimini yaptığını iddia ettiği taşınmazların Aksaray ili, Merkez Bağlı Köyü, 136 ada, 44 parsel, 137 ada, 15 parsel, 137 ada 17 parsel numaralı taşınmazlar olup bu taşınmazlarında içinde sulama kuyusu bulunduğunu, davacının müvekkiline ait taşınmaz üzerinde bulunan trafodan ve müvekkilinin aboneliğinden kullandığını iddia ettiği elektrik enerjisini kullanmasının yasa ve yönetmeliğe aykırı usulsüz elektrik kullanma kapsamına girdiğini, Yönetmeliğin usulsüz elektrik kullanmayı yasaklamış olup bu şekilde usulsüz elektrik kullandıran aboneleri tespit edildiğinde elektrik dağıtım şirketi tarafından yasal yaptırımlar uyguladığını, önceki malik Mehmet Ay'ın 15.02.2000 tarihindeki aboneliğini 30.10.2018 tarihinde iptal ettirdiğini, müvekkilinin 21 parsel numaralı taşınmazı aldıktan sonra MEDAŞ'a müracaat ederek 14.05.2019 tarihinde 11201265 numara ile tarımsal sulama abonesi olduğunu, davacının ortağı olduğunu iddia ettiği trafodan aboneliğinin olmadığını, bu trafodan enerji alabilmesi için kendisinin müracaat ederek tarımsal sulama için abone olması gerektiğini, müvekkilinin aboneliğinden yararlanarak bu abonelik üzerinden kendi kuyusuna enerji alması yasaklanmış olup yasal olarak mümkün olmadığını, nitekim MEDAŞ yetkililerinin davacının, müvekkilinin aboneliğinden davacının enerji kullandığını 13.06.2019 tarihinde tespit ettiklerini ve müvekkiline "usulsüz elektrik kullanımı" konulu yazı ile usulsüz kullanıma son verilmesi, son verilmediği taktirde cezai müeyyidelerin uygulanacağı ve enerjinin kesileceğinin bildirildiği, bu yazı kapsamında davacının usulsüz enerji kullanımına elektrik dağıtım şirketinin direktifleri ve yönetmelik gereği son verildiğini, davacının müvekkilinin aboneliğinden enerji almasının hukuka uygun olmayıp müvekkilinin kendi aboneliği üzerinden davacıya enerji kullandırmasının hukuka aykırılık teşkil edeceğini ve kendisini yasal müeyyidelerle karşı karşıya bırakacağını, davacının uğradığını iddia ettiği zararın sorumlusunun müvekkili olmadığını, uğranılan zararla müvekkilinin fiil ve eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacının tarım alanına ektiği pancarı sulayarak verim alması için öncelikle enerji abonesi olması gerekirken kendi yükümlülüklerini yerine getirmeyerek kusurlu davrandığını, hiç kimse kendi kusurundan yararlanamaz ilkesinin gözetilmesi gerektiğini, davacı her ne kadar zarara uğramasının sebebini müvekkilinin kusurlu ve haksız eylemine dayandırmış ise de pancar ekili alanın tabi afet sonucu (dolu vurması sebebi ile) düşük verim alındığını, bu iddialarının meteorolojik hava şartları ve Tarım İl Müdürlüğünden araştırılarak tespit edilebileceğini, talep edilen tazminat ve yapılan masrafların abartılı olarak gösterildiğini, uğranıldığı iddia edilen zarara itiraz ettiklerini, kabul etmediklerini, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " ...Davacının Aksaray Merkez ilçesi Bağlı Köyü 137 Ada 21 Parsel sayılı taşınmazda yer alan trafonun ortağı olduğu sabittir. Davacı oğluna ait 136 ada 44 Parsel 137 ada 15 Parsel ve 137 ada 17 Parseldeki taşınmazlara pancar ektiğini ve öncesinde buraları bu trafodan gelen elektrik ile suladığını ancak davalının elektriği kesmesi sebebiyle mahsulünün yandığını belirterek zararını talep etmiş ise de davacının taşınmazı satın alırken davalının trafonun ortağı olduğunun ispatlanamadığı tapu kaydında da buna ilişkin herhangi bir şerh bulunmadığı, her iki tarafın da yer altı suyu kullanma izin belgesinin bulunduğu ancak sadece davalının tarımsal sulama aboneliğinin bulunduğu, davacının veya oğlunun herhangi bir kaydının bulunmadığı, davalı ile MEPAŞ arasında imzalanan sözleşmenin 13.maddesinde sözleşme ile tanınan hakların kurumun dışında 3. kişiye devredilemeyeceğinin açıkça belirtildiği, davalının davacıya MEPAŞ'dan uyarı geldiği konusunda haber göndererek elektrik kullanmak istiyorsa trafonun büyütülmesi teklifinde bulunduğu bu hususu taraf tanıklarının doğruladığı hatta davacının bizzat görevlilerle görüştüğü ancak trafo büyütmesine yanaşmadığı anlaşılarak gelinen süreçte davalının herhangi bir kusurunun bulunmadığı" kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; 2017 yılında elektrik trafosunun üzerinde bulunduğu 137 ada 21 parsel sayılı tarlanın davalı ...'a devredildiğini, bu tarla ...'a devredildikten sonra da yaklaşık 2 yıl daha müvekkilinin aynı trafodan elektrik alarak eskisi gibi tarlalarını suladığını, davalı tarlayı satın alırken üzerindeki trafonun 1/2'sinin müvekkiline ait olduğunu ve Necip'in eskiden beri kendi tarlasını buradan aldığı elektrikle suladığını bildiği için taşınmazı devraldıktan sonra müvekkili ...'nin bu trafodan elektrik almasına karşı çıkmadığını, müvekkilinin tarlasını eskiden beri suladığı gibi bu yıl da sulayabileceği inancıyla tarlalarına 2019 yılı bahar ayında şeker pancarı ektiğini ve bu ürünü iki kez de aynı şekilde suladığını, fakat pancar tam topraktan yeni çıkmaya başladığı dönemde davalının 1/2'si müvekkiline ait olan trafodan gelen elektrik hattını kötü niyetle kasıtlı olarak kestirdiğini, davalının müvekkili tarlayı ekmeden önce kesmeyip pancarlar iki kez sulandıktan ve topraktan çıkmaya başladıktan sonra kesmesinden ve mahsüllerin susuzluktan kuruyup telef olmasına sebep olmasından kötüniyetle hareket ettiğinin anlaşıldığını, davacının davalı ...'a elektrik kablosunu neden kestiğini sorarak kendisinin trafonun 1/2 sahibi olduğunu söylediğinde davalının kabloyu geri bağlatacağını söylediğini ve bağlattığını ancak müvekkili trafo başından ayrıldığında kabloyu tekrar kestirdiğini, müvekkiline Medaş'dan uyarı aldığını söylemediğini, yerel mahkemenin kararının dosyadaki mevcut delil durumu ile örtüşmediğini, yerel mahkemece dosyadaki deliller ve tanık beyanları göz ardı edilerek davalı ...'ın en başından beri kötüniyetli ve kusurlu davranışları dikkate alınmadan davalının kusursuz olduğu kabul edilerek ve tüm kusur müvekkiline yüklenerek davanın reddine karar verilmesini usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulünü, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, talepleri gibi karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yerel mahkeme gerekçesini tekrarlayarak; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalının, 1/2'si davacıya ait olan trafodan, davacının tarlasına gelen elektrik hattını kötü niyetle kasıtlı olarak kestiğini, Aksaray 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/15 D.İş dosyası kapsamında yapılan zarar tespitlerine göre müvekkilinin 58.874,04 TL ürün kaybına bağlı maddi zararı ve 36.368,03 TL yapılan üretim giderinden kaynaklı maddi zarara uğradığının tespit edildiğini, istinaf mahkemesinde gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan eksik inceleme neticesinde usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, söz konusu trafonun 1/2 hakkı ...tarafından 2005 yılında Aksaray 1. Noterliği'nin trafo devir sözleşmesi ile müvekkil ...'ye devredildiğini, söz konusu 21 parsel nolu tarlayı davalı ... devraldıktan sonra yaklaşık 2 yıl daha davacının aynı trafodan elektrik alarak eskisi gibi tarlalarını sulandığını, söz konusu tarlaların 20 yıla yakın süredir aynı trafodan alınan elektrikle sulandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, davalının kullanımında olan Aksaray Merkez ilçesi Bağlı köyü 137 Ada 21 Parsel sayılı taşınmazda yer alan trafodan, davacının kullanımındaki 136 ada 44 Parsel 137 ada 15 Parsel ve 137 ada 17 Parseldeki taşınmazlara giden elektiriğin davalı tarafından haksız olarak kesilmesi iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369,370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi.

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; özellikle tapu kaydında herhangi bir şerh bulunmamasına, sadece davalının tarımsal sulama aboneliğinin bulunmasına, davalı ile MEPAŞ arasında imzalanan sözleşmenin 13 üncü maddesinde sözleşme ile tanınan hakların kurumun dışında 3. bir kişiye devredilemeyeceğinin açıkça düzenlenmiş olmasına göre dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.