Davacı ... Özel Sağlık Hiz. Eğt. Tur. San. ve Tic. AŞ vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü aleyhine 18/04/2014 gününde verilen dilekçe ile idari işlemin iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 06/11/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kurum tarafından tesis edilen idari işlemin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalı kurumca müvekkiline gönderilen 09/04/2015 tarihli yazı ile Aktif İşgücü Hizmetleri Yönetmeliğinin 50. Maddesinin 8. Fıkrası gereği 01/04/2014 tarihi itibariyle müvekkil hastanedeki işbaşı eğitim programının sonlandırıldığını, 12 ay boyunca ilgili hizmetten yararlanamayacağını ve program için katılımcılara ödenen bedelin iki katının davalıya ödenmesini aksi takdirde yasal işlem yapılacağının belirtildiğini, davalı kurumca yapılan süresinden önce sonlandırma ve 12 ay programa alınmama işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek davalı kurum işleminin iptalini istemiştir.
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalı kurumun yaptığı işlemin yerinde olmadığı gerekçesiyle istemin kabulüne karar verilmiştir.
Davalı ... Kurumunun faaliyetleri kamu hizmeti kapsamında olup davacıya gönderdiği yazılar ve yapmış olduğu işlemler idari işlem niteliğindedir. Davanın niteliği de esas itibariyle kamu tüzel kişiliği olan davalının yönetmelik hükümlerine aykırı olarak tesis ettiği idari işlemin iptali istemine ilişkindir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu 2/1-a maddesi hükmünce iptal davaları ise idari yargıda görülmek zorundadır. Bu koşul HMK'nın 114. maddesinde düzenlenen dava şartlarındandır. Re'sen gözetilebileceği gibi yargılamanın her aşamasında taraflarca da ileri sürülebilir. Buna göre, dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddedilmesi gerekirken esastan incelenmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 25/06/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.