kararının kaldırması suretiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine,
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Kadastro çalışmaları sonucunda, Konya ili Beyşehir ilçesi ... Kas / ... köyü ... mevkii 261 ada 10 parsel sayılı 3191,25 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla; 262 ada 200 parsel sayılı 1971,52 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla; ... mevkii 263 ada 202 parsel sayılı 977,71 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla; ... / ... köyü ... mevkii 294 ada 35 parsel sayılı 2204.41 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla; 295 ada 52 parsel sayılı 3530,22 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla; 295 ada 122 parsel sayılı 4609,64 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla; ... - ... mevkii 306 ada 32 parsel sayılı 1305,95 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla; ... mevkii 370 ada 48 parsel sayılı 1095,24 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla; ... mevkii 372 ada 8 parsel sayılı 1231,89 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla; ... mevkii 313 ada 23 parsel sayılı 2598,98 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiş ve taşınmazların beyanlar hanesine “Korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır” şerhi konulmuştur.
Davacılar ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; taşınmazların davacıların murisleri ... ve ... ...’den kaldığını, aralarında paylaşımın yapıldığını, ... Mahallesi ... mevkii 261 ada 10,262 ada 200, ... mevkii 294 ada 35,295 ada 52, Bayındıryüzü mevkii 306 ada 32 parsel, ... mevkii 372 ada 8, ... mevkii 370 ada 48 parselin ...’ye, ... mevkii 263 ada 202 parselin ...’ye, ... mevkii 295 ada 122 parselin ½ hissesinin ... diğer ½ hissesinin ise ...’ye, ... mevkii 313 ada 23 parselin ½ hissesinin ..., diğer ½ hissesinin ...’ye düştüğünü, ancak parsellerin davalı adına tescil edildiğini, uzun yıllar kullanıldığını ileri sürerek, taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince verilen, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair önceki karar, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusu üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosya İlk Derece Mahkemesine gönderilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin iade kararır sonrası İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; " ... bilirkişi raporlarında taşınmazların tamamının 1 inci derece doğal sit alanı içinde olduğunun, taşınmazların 1993 yılına kadar eklemeli olarak yaklaşık 37 yıldır tarımsal amaçlı kullanıldığının, bundan sonra da kullanılmaya devam ettiğinin, dava konusu yerlerin orman sayılan yerlerden olmadığının, daha sonra milli park sınırları dışına çıkarıldığının, taşınmazlarda kültür varlığı bulunmadığının, 1 ve 2 nci derece arkeolojik sit alanı olmadığının belirtildiği, taşınmazların 50 - 60 yıldır zilyet edildiğinin tanık, mahalli bilirkişi ve kadastro tutanaklarıyla da sabit olduğu, sadece dava konusu 294 ada 35 parsel ve 372 ada 8 parsel numaralı taşınmazların kıyı kenar çizgisi içinde kalan kısımları yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği " gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve Konya ili Beyşehir ilçesi ... Mahallesi ... Mevkii 295 ada 122 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar ... ve ... adına 1/2 şer hisse ile, ... Mahallesi ... Mevki 295 ada 52 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına, ... Mahallesi ... Mevki 313 ada 23 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesinin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına, ... Mahallesi ... Mevkii 263 ada 202 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına, ... Mahallesi ... Mevki 370 ada 48 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına, ... Mahallesi ... - ... Mevki 306 ada 32 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına, ... Mahallesi ... Mevkii 262 ada 200 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına, ... Mahallesi ... Mevkii 261 ada 10 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına, ... Mahallesi ... Mevkii 294 ada 35 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 31.07.2018 tarihli rapora ekli krokide (A) harfi ile gösterilen kırmızı ile boyalı olan 22,42 m² lik kısım yönünden davanın reddine, (B) harfi ile gösterilen yeşil ile boyalı olan 2181,99 m² lik kısmın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına, ... Mahallesi ... Mevki 372 ada 8 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 31.07.2018 tarihli rapora ekli krokide (A) harfi ile gösterilen kırmızı ile boyalı olan 365,06 m² lik kısım yönünden davanın reddine, (B) harfi ile gösterilen yeşil ile boyalı olan 866,83 m² lik kısmın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi'nce; " toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre ormanla sınır olmadığından orman araştırmasına gerek bulunmayan, 26.11.2018 tarih ve 378 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile milli park sınırı dışına çıkarılan, arkeolog bilirkişi raporu ile de üzerinde birinci grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunmadığı saptanan dava konusu taşınmazlar üzerinde davacılar yararına kadastro tespit tarihi itibari ile zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu anlaşıldığından mahkemece davanın kabulüne karar verilerek; davalı Hazine tarafından yalnızca milli park sınırları yönünden değil olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanıma ilişkin olarak da davaya karşı konulduğuna göre, mahkemece davalı aleyhine yargılama gideri takdirinde hukuka aykırı yön görülmediği ancak, ... / ... ve ... / ... Mahallesinde bulunan dava konusu taşınmazların karar yerinde bulunduğu mahalle isimlerinin eksik yazılmasının, davalı Hazine harçtan muaf olmasına rağmen davacı tarafından ödenen harçların yargılama gideri olarak Hazineden tahsiline karar verilmesinin ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün cevabi yazısına göre korunan alanların tespit, tescil ve onayına ilişkin usul ve esaslara dair yönetmeliğin (RG-27/10/2017- 30223 ile değişik) 17/ğ maddesi gereğince “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olduğuna dair tapu kütüğünün beyanlar hanesine kayıt konulmamasının doğru görülmediği " gerekçesiyle, davalı vekilinin Beyşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/517 Esas, 2021/552 Karar sayılı dosyasında 12.07.2021 tarihli kararına yönelik istinaf başvurusunun yargılama giderleri yönünden kısmen kabulü ve resen gözetilen nedenlerle, HMK'nin 353/1-b.2 maddesi uyarınca anılan mahkeme kararının kaldırılarak, kaldırılan kararın yerine yeniden hüküm tesisi suretiyle davanın kısmen kabulüne ve Konya ili Beyşehir ilçesi ... / ... Mahallesi ... Mevki 295 ada 122 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar ... ve ... adına 1/2 şer hisse ile, ... / ... Mahallesi ... Mevki 295 ada 52 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına, ... / ... Mahallesi ... Mevki 313 ada 23 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesinin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına, ... / ... Mahallesi ... Mevkii 263 ada 202 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına, ... / ... mahallesi ... Mevkii 370 ada 48 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına, ... / ... Mahallesi ... - ... Mevkii 306 ada 32 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına, ... / ... Mahallesi ... Mevkii 262 ada 200 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına, ... / ... Mahallesi ... Mevkii 261 ada 10 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazların beyanlar hanesine " Doğal Sit - Nitelikli Doğal Koruma Alanı " olduğuna dair kayıt konulmasına, ... Mahallesi ... Mevkii 294 ada 35 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 31.07.2018 tarihli rapora ekli krokide (A) harfi ile gösterilen kırmızı ile boyalı olan 22,42 m² lik kısım yönünden davanın reddine, (B) harfi ile gösterilen yeşil ile boyalı olan 2181,99 m² lik kısmın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazların beyanlar hanesine " Doğal Sit - Nitelikli Doğal Koruma Alanı " olduğuna dair kayıt konulmasına, ... / ... Mahallesi ... Mevkii 372 ada 8 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 31.07.2018 tarihli rapora ekli krokide (A) harfi ile gösterilen kırmızı ile boyalı olan 365,06 m² lik kısım yönünden davanın reddine, (B) harfi ile gösterilen yeşil ile boyalı olan 866,83 m² lik kısmın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazların beyanlar hanesine " Doğal Sit - Nitelikli Doğal Koruma Alanı " olduğuna dair kayıt konulmasına karar verilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.