İstinaf başvurusunun esastan reddine

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Kadastro çalışmaları sonucunda, Konya ili Beyşehir ilçesi ... / ... Mahallesi ... mevkii 283 ada 116 parsel 3482,04 m2 tarla vasfıyla, ... mevkii 295 ada 95 parsel 1615,96 m2 tarla vasfıyla, ... mevkii 291 ada 284 parsel 550,76 m2 tarla vasfıyla, 291 ada 357 parsel 1655,84 m2 tarla vasfıyla, ... mevkii 313 ada 1 parsel 1097,50 m2 tarla vasfıyla 30.03.2007 tarihinde beyanlar hanesine “Korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır.” şerhi verilmek suretiyle Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Konya ili Beyşehir ilçesi ... / ... Mahallesi ... mevkii 283 ada 116 parsel, ... mevkii 291 ada 284 ve 357 parseller, ... mevkii 295 ada 95 parsel, Daşcabelen mevkii 313 ada 1parselin davalı adına tescil edildiğini, malikievvelleri ile birlikte davacının 70 - 80 yıldır taşınmazı kullandığını ileri sürerek, taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.

Davalı Hazine vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece (Beyşehir Asliye Hukuk) Mahkemesince verilen, davanın kabulüne ve dava konusu Beyşehir ilçesi ... mahallesi ... mevki 283 ada 116l, ... mevki 291 ada 284,291 ada 357, ... mevki 295 ada 95 ve Daşcabelen 313 ada 1 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline ilişkin önceki hükmün davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-a.6 maddesi gereğince Beyşehir Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 01.11.2017 tarihli ve 2016/1119 Esas, 2017/630 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, belirtilen eksiklikler tamamlanmak, dava sebebine göre tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülebilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin iade kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "... bilirkişi raporlarında taşınmazların tamamının 1. derece doğal sit alanı içinde olduğu, taşınmazların 1993 yılına kadar yaklaşık 37 yıldır tarımsal amaçlı kullanıldığı,bundan sonra da kullanılmaya devam ettiği, dava konusu yerlerin orman sayılan yerlerden olmadığı, daha sonra milli park sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmazlarda kültür varlığı bulunmadığı, 1. ve 2 . derece arkeolojik sit alanı olmadığı, zilyetlikle kazanma koşullarının sağlandığı, ekonomik amaca uygun kullanıldığı ..." gerekçesiyle, davanın kabulüne ve Konya ili Beyşehir ilçesi ... Mahallesi, ... yolu mevkinde kain 283 ada 116 parsel, ... Mahallesi, ... mevkinde kain 313 ada 1 parsel ... Mahallesi, ... mevkinde kain 291 ada 284 ve 357 parseller, ... Mahallesi, ... mevkinde kain 295 ada 95 parsel sayılı taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince; " ... taşınmazların 11.09.1993 tarihinde Milli Park sınırları içinde kaldığının tespit edildiği, ancak dava konusu taşınmazların 1956 yılından Beyşehir ... Milli Park statüsüne geçirilen 1993 yılına kadar yaklaşık 37 yıllık zaman aralığında tarımsal alan olarak kullanıldığı, ayrıca parsellerdeki kullanıma Milli Park ilanı olan 1993 yılından sonra da devam edildiği, 1993 tarihli Beyşehir ... Milli Park sınırları içinde iken, 26.11.2018 tarihli ve 378 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile Milli Park sınırları dışına çıkarıldığı, uzman orman bilirkişi ile jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporlarla kesinleşen orman tahdidine, memleket haritaları ve hava fotoğraflarına dayalı olarak yapılan inceleme, araştırma ve uygulama sonucunda çekişmeli taşınmazların tamamının yapılıp kesinleşen orman tahdidi dışında kaldıklarının, orman sayılmayan yerlerden olduklarının, taşınmazların üzerinde 1. grup olarak tarif edilen korunması gerekli kültür varlığı bulunmadığının, 1. ve 2. derece arkeolojik sit alanlarındaki taşınmazlardan olmadıklarının ve taşınmazların 1. derece doğal sit alanında kaldıklarının anlaşıldığı, bu nedenle zilyetlikle iktisaplarının mümkün olduğu, Hazine'nin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasında da bir isabetsizlik bulunmadığı " gerekçesiyle, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.3 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında yazılı gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2. Ancak; İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının birinci bendinde dava konusu edilen taşınmazların hepsinin bulundukları mahalle isimlerinin eksik yazılmış olması ve ayrıca dava konusu taşınmazların beyanlar hanesine, Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına ilişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğin (RG-27/10/2017- 30223 ile değişik) 17/ğ maddesi gereğince, " Doğal Sit Nitelikli Doğal Koruma Alanı " olduklarına dair kayıt konulması gerektiği halde, bu yönde kayıt konulmaması isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu eksikliklerin giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğince temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile temyiz olunan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının birinci bendinde yer alan "... " ifadesinden sonra "Mahallesi" ifadesinden önce gelmek üzere, 283 ada 116,295 ada 95,291 ada 284,291 ada 357 ve 313 ada 1 parseller yönünden " ... " ifadesinin eklenmesine, yine hüküm fıkrasının birinci bendinde "tapuya kayıt ve tesciline" ifadelerinden sonra gelmek üzere "taşınmazların beyanlar hanesine Doğal Sit - Nitelikli Doğal Koruma Alanı olduklarına dair kayıt konulmasına" cümlesinin eklenmesine ve İlk Derece Mahkemesi kararının DÜZELTİLMİŞ BU HALİYLE ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.