İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Iğdır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2019 tarihli ve 2017/49 Esas, 2019/91 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 221/2 inci maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 02.06.2020 tarihli ve 2019/874 Esas ve 2020/907 sayılı Kararıyla sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun'un 286 ıncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.02.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı
1.Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği ve bu nedenle ceza verilmesine yer olmadığına dair hükmün bozulmasına,
2. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre dosya kapsamına göre gönüllü olarak ifade vermeye giden ve silahlı terör örgütü içerisinde faaliyette bulunduğunu, etkin pişmanlık kapsamında bilgi vermek istediğini beyan etmesi üzerine ifadesi alınan ve teşhis işlemi yaptırılan, aşamalarda örgüt hakkında faydalı ve samimi bilgiler veren sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak, TCK'nın sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 221/4 üncü maddesinin 1 inci cümlesi yerine 221/2 inci maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği, ilk derece mahkemesi hükmünün birinci fıkrasındaki 221/2 inci maddesi yerine 221/4 üncü maddesinin 1 inci cümlesi yazılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Iğdır 2.Ağır Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.09.2024 tarihinde karar verildi.