Mühür fekki suçundan sanıklar ..., ... ..., ..., ... ve ...’ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklar ..., ... ..., ... ve ...’ün atılı suçtan beraetlerine, sanık ...’ın mühür bozma suçundan mahkümiyetine dair, ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 10.11.2006 gün ve 2004/399 Esas, 2006/645 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık Mikail müdafii ile katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ve Yüksek 4. Ceza Dairesi'nden gönderme kararı ile daireye verilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında verilen hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanıkların üzerlerine atılı suçun 765 sayılı TCK.nun 274/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle aynı Yasanın 102/4. maddesinde belirlenen beş yıllık asli dava zamanaşımına tabi olduğu, 24.01.2005,25.04.2005 ve 25.11.2005 olan sorgu tarihleri ile inceleme günü arasında beş yıllık asli zamanaşımı süresinin gerçekleştiği gözetilerek, davaların zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinden ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davalarının zamanaşımı sebebiyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
Sanık Mikail hakkında verilen hükmün temyiz incelemesinde ise;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, CMK.nun 231/5. maddesi uyarınca 6008 sayılı Kanunun 7.

maddesi hükmü de gözetilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.