İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itiraz etmesi üzerine davacı icra mahkemesinden tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece tahliyeye karar verilmesi üzerine karar davalı borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
Örnek 13 ödeme emri 22.6.2010 tarihinde davalı borçluya tebliğ edilmiş davalı 28.6.2010 tarihinde süresinde icra müdürlüğüne itiraz etmiş ve takip durmuştur. Davacı alacaklının 26.7.2010 tarihinde icra mahkemesinden tahliye isteğinde bulunduğu anlaşılmıştır. Süresinde yapılan bir itiraz bulunduğuna göre öncelikle davacının itirazın kaldırılmasını istemesi gerekmektedir. İtirazın kaldırılması istenmeden ve itirazın kaldırılmasına karar verilmeden tahliyeye karar verilemez. Davacı tarafından itirazın kaldırılması isteğinde bulunulmadığı halde mahkemece tahliyeye karar verilmiş olması doğru değildir. Bu durumda isteğin reddine karar verilmesi gerekirken tahliyeye karar verilmesi hatalıdır.

Karar bu nedenle bozulmalıdır.

Yukarıda yazılı nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21.9.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.