HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, hüküm kurulmasına yer olmadığı
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin temyiz isteği; suç nevinin hatalı değerlendirildiğine, sanığın eylemi ağaç kesme suçunu oluşturduğu halde işgal ve faydalanma suçu kapsamında değerlendirildiğine ve re'sen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
İhbar üzerine orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontrolde, orman alanında açma yapılarak zeytin fidanları dikildiği, yakacak nitelikteki meşe filizlerinin balta benzeri aletle kesilmiş olduğu tespit edilmiştir.
Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 91 ve 93 üncü maddelerine muhalefet suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında, suça konu yeri 3 yıl önce satın aldığını, zeytin fidanlarını kendisinin dikmediğini, ancak aşılama yaptığının doğru olduğunu, davaya konu alanın yol kenarında bulunduğunu ve başkalarının ağaç kesmiş olabileceğini beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda suça konu yerin tahdidi kesinleşmiş devlet ormanı sınırları içinde olduğu, çapa ile çukur açılarak zeytin fidanları dikildiği, fidanların bakımının yapılmadığı, suça konu yerde yakacak nitelikte saçlı meşe ağaçlarının dikiliden motorlu testereyle 2015 yılı mart ayı içinde tıraşlama olarak açma kastı ile kesildiği ve açma yapıldığı tespit edilmiştir.
A.6831 sayılı Kanun'un 93 üncü Maddesine Aykırılık Suçu Yönünden
Suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B.6831 sayılı Kanun'un 91 inci Maddesine Aykırılık Suçu Yönünden
Orman bilirkişisi raporuna göre suça konu yerde 2015 yılında ağaç kesildiğinin tespitine göre, suç tarinin 08.02.2008 tarihinden sonra olduğu gözetilerek, sanığın eyleminin ayrıca 5728 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 91 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, motorlu testere ile ağaç kesme eylemi açma suçunun unsuru olarak kabul edilip hatalı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuk aykırı bulunmuştur.
A.6831 sayılı Kanun'un 93 üncü Maddesine Aykırılık Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.6831 sayılı Kanun'un 91 inci Maddesine Aykırılık Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 25.04.2024 tarihinde karar verildi.