HÜKÜMLER: Beraat, mahkumiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 14.05.2013 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında silah ticareti yapmak suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun 12/1, Türk Ceza Kanununun 53,63. ve 54. maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2.Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2014 tarihli kararı ile sanıkların silah ticareti yapmak suçundan 6136 sayılı Kanunun 12/2,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1, 52/2-4,53/1-2-3,63 ve 54. maddeleri gereğince 7 yıl 6 ay hapis ve 30000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
3.Yargıtay 8. Ceza Dairesince 24.05.2018 tarih, 2016/3623 Esas, 2018/5925 Karar sayılı kararla; ''1-Sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede;
Sanıklara yüklenen suçların alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve müdafii tayin edip etmeyeceği hususu sorulup, müdafii tayin etmemesi halinde sanığa zorunlu müdafii atandıktan sonra yargılamaya devamla hüküm kurulması gerekirken, CMK.nun 150/3. madde ve fıkrasına aykırılık yapılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
.......
Dosya kapsamı ve UYAP ortamında yapılan incelemeden;sanık ... hakkında 28.09.2012 suç tarihli eyleminden dolayı 14.05.2013 tarihli iddianame ile Ağrı Ağır Ceza Mahkemesine 6136 sayılı Yasanın 12/1. madde ve fıkrası, 28.11.2012 suç tarihli eyleminden dolayı 25.12.2012 tarihli iddianame ile Doğubeyazıt Asliye Ceza Mahkemesine 6136 sayılı Yasanın 13/1. madde ve fıkrası ve 26.11.2012 suç tarihli eyleminden dolayı 17.12.2012 tarihli iddianame ile Ağrı 3. Asliye Ceza Mahkemesine 6136 sayılı Yasanın 13/1. madde ve fıkrası uyarınca dava açıldığı, 28.09.2012 ve 28.11.2012 tarihli eylemleri nedeni ile hukuki ve fiili irtibat nedeni ile birleştirme kararı verilip sanık hakkında, Ağrı Ağır Ceza Mahkemesince 28.09.2012 tarihli eylemi nedeni ile 6136 sayılı Yasanın 12/2.madde ve fıkrası gereğince mahkumiyet hükmü kurulduğu ve ayrıca 28.11.2012 tarihli eylemi nedeni ile aynı Yasanın 13/1. madde ve fıkrası uyarınca hakkında verilen ceza hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği yine 26.11.2012 tarihli eylemi nedeni ile Ağrı 3. Asliye Ceza Mahkemesince 6136 sayılı Yasanın 13/1. madde ve fıkrası uyarınca verilen mahkumiyet hükmünün dairemizce düzeltilerek onandıktan sonra kararın 12.11.2014 tarihinde kesinleştiği,
Sanık ... hakkında 28.09.2012 suç tarihli eyleminden dolayı 14.05.2013 tarihli iddianame ile Ağrı Ağır Ceza Mahkemesine 6136 sayılı Yasanın 12/1, 13/1. madde ve fıkraları uyarınca dava açılıp 6136 sayılı Yasanın 12/2. madde ve fıkrası gereğince mahkumiyet hükmü kurulduğu ve yine ayrıca aynı Yasanın 13/1. madde ve fıkrası uyarınca hakkında verilen ceza hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, Sanık ... hakkında 28.09.2012 suç tarihli eyleminden dolayı 14.05.2013 tarihli iddianame ile Ağrı Ağır Ceza Mahkemesine 6136 sayılı Yasanın 12/1. madde ve fıkrası uyarınca dava açılıp 6136 sayılı Yasanın 12/2. madde ve fıkrası gereğince mahkumiyet hükmü kurulduğu,
Sanık ... hakkında 22.1.2013 tarihinde işlediği 6136 sayılı Yasaya aykırı davranma suçundan dolayı Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığının 29.01.2013 tarihli yetkisizlik kararı ile soruşturma evraklarının Doğubeyazıt Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği ve yine 28.09.2012 suç tarihli eyleminden dolayı 14.05.2013 tarihli iddianame ile Ağrı Ağır Ceza Mahkemesine 6136 sayılı Yasanın 12/1. madde ve fıkrası uyarınca dava açılıp 6136 sayılı Yasanın 12/2. madde ve fıkrası gereğince mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmakla;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine,ancak;
a- Sanık ... Güneş yönünden;
6136 sayılı Yasaya aykırılık suçunun mütemadi suçlardan olduğu ve hukuki kesintiyi oluşturan iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar gerçekleştirilen eylemlerin tek suç, bu tarihten sonra gerçekleştirilen eylemlerin ise ayrı suç oluşturacağı gözetilerek, mükerrer cezalandırılmanın önlenmesi açısından anılan olaydan dolayı 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan başka dava açılıp açılmadığı ve açılmış ise iddianame tarihi saptanıp sonucuna göre eylemleri diğer sanıklarla birlikte silah ticareti suçunu birlikte işlemediği anlaşılan sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırmayla yazılı biçimde mahkumiyet hükmü kurulması,
b- Sanıklar ... ve ... yönünden;
6136 sayılı Yasaya aykırılık suçunun mütemadi suçlardan olduğu ve hukuki kesintiyi oluşturan iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar gerçekleştirilen eylemlerin tek suç, bu tarihten sonra gerçekleştirilen eylemlerin ise ayrı suç oluşturacağı bireysel silah ticareti kapsamındaki eylemi ile yasak silah taşıma ve bulundurma şeklinde gerçekleşen eylemlerinin tek suç oluşturması karşısında TCK.nun 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralı uyarınca en ağır cezayı gerektiren fiilden hüküm kurulması gerektiği ve silah satın alarak bir başkasına kazanç kastı ile satılması ve aracılık edilmesi halinde bireysel satış olup birlikte işlemekten bahsedilemeyeceği cihetle,
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların diğer sanıklarla işbirliği yaparak fiili irade içinde birlikte silah ticareti suçunu işlemedikleri anlaşılmakla sanıklar hakkında ele geçen silah sayısına göre sadece 6136 sayılı Kanunun 12/1. madde ve fıkrasında tanımlanan suçtan alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması
c- Sanık ...... yönünden;
Silah satın alarak bir başkasına kazanç kastı ile satılması ve aracılık edilmesi halinde bireysel satış olup birlikte işlemekten bahsedilemeyeceği cihetle,
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların diğer sanıklarla işbirliği yaparak fiili irade içinde birlikte silah ticareti suçunu işlemediği anlaşılmakla 6136 sayılı Yasanın 12/1. maddesi yerine 12/2. maddesi uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulması'' şeklinde açıklanan gerekçeyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
4.Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2020 tarihli kararı ile sanıkların silah ticareti yapmak suçundan 6136 sayılı Kanunun 12/1,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1, 52/2-4,53/1-2-3,63 ve 54. maddeleri gereğince sanık ...'ın 4 yıl 2 ay hapis ve 8320 TL, sanık ...'ın 5 yıl 5 ay hapis ve 30.000 TL, sanık ...'ın 5 yıl 5 ay hapis ve 30.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, önceden kesinleşen dosyası gereğince mahsuben sonuç olarak 4 yıl 7 ay hapis ve 29.500 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sanık ...'un beraatine karar verilmiştir.
Sanık ... müdafinin temyizi; vekalet ücretine,
Sanık ... müdafinin temyizi; suçun sübutuna, sanığın beraat etmesi gerektiğine,
Sanık ... müdafinin temyizi; iletişimin tespiti kararlarının geçerli olmadığına, iletişim tespit tutanaklarından başka delil bulunmadığına,
Sanık ... müdafinin temyizi; iletişimin tespiti kararlarının geçerli olmadığına, delillerin mahkumiyete yeterli olmadığına, ilişkindir.
Ağrı İlinde 28.11.2012 günü yol emniyet ve kontrol devriyesi faaliyeti esnasında bir minibüste yapılan aramada sanık ...'a ait olduğu ve ... isimli şahıstan temin edildiği tespit edilen Valter marka ruhsatsız tabanca ele geçirilmiştir. 26.11.2012 günü ise yine başka bir uygulamada sanık ...'ın üzerinde.......,marka bir silah ele geçirildiği anlaşılmıştır. (Bu dosyada sanığın ayrıca mahkumiyet hükmü aldığı ve cezasının infaz edildiği anlaşılmıştır.) Yapılan iletişim tespit çalışmasında sanık ...'nin ilk yakalanan silahı sanık ...'a satmak amacıyla götürürken yakalandığı, sanık ...'tan ticari amaçla aldığı silahı da 28.11.2012 günü yakalattığı anlaşılmıştır. Sanıkların silah ticaretine ilişkin olduğu açıkça anlaşılan çok sayıda konuşması tespit edilmiştir.
Ayrıca sanıklara isnat edilen suçların delileri sayılan telefon tape görüşmeleri ve bu görüşmeler cereyan ederken yapılan ara yakalamalar kapsamında yeterli delile ulaşılması ve neticesinde sanıkların deşifre edilmesine yönelik ve daha başka suç unsuru sayılabilecek delillerin ele geçirilmesi amacıyla ve de sanıkların yakalanmasına yönelik olarak 26.03.2013 günü saat 05.00 sıralarında tatbik olunan eş zamanlı operasyonda;
Sanık ...'ın ikametinden 1 adet el yapımı tabanca ele geçirildiği anlaşılmıştır.
..., ... ve ... kollukta, savcılıkta ve kovuşturma kapsamında alınan savunmalarında üzerilerine isnat edilen suçlamaları hiç bir şekilde kabul etmeyerek suçsuz olduklarını savunmuşlar ise de, özellikle tape görüşmelerindeki çoğu şifreli konuşmaların ne manaya geldiği noktasında çelişkileri gideremedikleri ve hayatın olağan akışına uygun bir açıklamada bulunamadıklarından sanıkların savunmalarının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varıldığı ve silah ticareti suçunu işledikleri iddialarına ilişkindir.
A.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden;
1. Sanıkların savunmaları, içeriği silah ticaretine yönelik olduğu anlaşılan iletişim tespit tutanakları, arama sonucu ele geçirilen tabancalar ve alınan rapor ile tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, hukuka uygun şekilde yapılan iletişim tespiti faaliyeti ve arama kararları sonucu suça konu tabancaların ele geçirildiği ve alınan kriminal rapora göre 6136 sayılı Kanun kapsamında bulundukları anlaşılmakla sanıkların silah ticareti suçundan cezalandırılmalarına ilişkin hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımlarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre hükümden sonra sanığın 18.02.2023 tarihinde vefat ettiğinin belirtilmesi karşısında; bu husus araştırılarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64 üncü ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince ölüm nedeniyle davanın düşürülmesi hususunun mahallince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmuştur.
A.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler bakımında;
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2020 tarihli, 2018/197 Esas, 2020/198 Karar sayılı kararına sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanık ... hakkında kurulan hüküm bakımından;
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2020 tarihli, 2018/197 Esas, 2020/198 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2024 tarihinde karar verildi.