SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik

Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2015/273 Esas, 2016/345 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanık atılı suçu işlemediğini, beraatine karar verilmesi gerektiğini beyanla hükmü temyiz etmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.11.2018 tarihli ve 2018/339 Esas, 2018/536 Karar sayılı kararında, "Farklı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan, asıl mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanığın hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mâhkumiyetine karar verilmesi savunma hakkının sınırlandırılması niteliğinde olduğu" şeklindeki kararı uyarınca, başka suçtan Ereğli (Konya) T Tipi Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ve duruşmalardan vareste tutulmaya dair bir talebi de bulunmayan sanığın, hükmün tefhim olunduğu oturumda hazır bulundurulmadan veya SEGBİS yolu ile duruşmaya katılması da sağlanmadan, yüzüne karşı hüküm verilmesi gerektiği gözetilmeden, haber verilmeksizin yokluğunda yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurularak 5271 sayılı Kanun'un 193 üncü ve 196 ncı maddelerine aykırı davranılması nedeniyle savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle, sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2024 tarihinde karar verildi.