HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16.05.2016 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında vahim nitelikte ateşli silah bulundurma suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 13/2 ile Türk Ceza Kanun'un 53. maddesi gereğince cezalandırılmaları istemiyle dava açılmış, Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2017 tarihli kararıyla 6136 sayılı Kanun'un 12/1-4 ve 53. maddeleri gereğince yargılama yapılabilmesi için Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir.

2.Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2019 tarihli kararı ile sanıkların silah ticareti suçundan 6136 sayılı Kanunun 12/2-4,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1, 52/2-4,53/1-2-3. ve 63. maddeleri gereğince 10 yıl hapis ve 25.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 14.05.2019 tarihli kararıyla ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak sanıkların 6136 sayılı Kanun'un 13/2, Türk Ceza Kanun'un 62/1, 52/2-4,53 ve 63. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis ve 8320 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

Sanık ... müdafinin temyizi; sanığın amacının ruhsatsız silah bulundurmak olmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, eksik incelemeyle hüküm kurulduğuna, mahkumiyetine yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına,
Sanık ... müdafinin temyizi; sanığın amacının silahı satmak olmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik incelemeyle hüküm kurulduğuna, mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına ilişkindir.

Şikayetçi ...'ın köy muhtarı ve köy korucusu olduğu, köy korucusu olması sebebiyle 41167 seri numaralı av kaleşnikof marka silahın müştekiye zimmetlendiği, ...'ın 16.07.2015 tarihinde babası olan müşteki ...'a ait 41167 seri numaralı Kaleşnikof marka silahı ikametten alarak satması amacıyla şüpheli İdris'e teslim ettiği, şüpheli İdris'in de söz konusu silahı satması için diğer şüpheli ...'a teslim ettiği, ...'un kendisine teslim edilen silahı ... isimli bir şahsa sattığı, her üç şahsın da aynı suç işleme kararının icrası kapsamında hareket ederek müştekiye ait silahı sattıkları ve parasını paylaşma konusunda fikir birliğinde oldukları anlaşılmakla atılı suçu işledikleri iddiasına ilişkindir.

A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
...'ın Silopi ilçesi Görümlü Beldesi Boğaz Mahallesi muhtarı ve aynı zamanda köy korucusu olduğu, kendisine 41167 seri numaralı AK-47 kaleşnikof marka ruhsatlı silahın verildiği, bu silah evde iken oğlu olan ......,'ın bu silahı bulunduğu yerden ...'ın bilgi ve rızası dışında alarak 4000 TL bedelle sanık ...'e sattığı, İdris'in bu silahı önce temizleme amacıyla akabinde satılarak kar elde etme amacıyla diğer sanık ...'a teslim ettiği, sanıklar ......, ve ...'un fikir ve eylem birlikteliği içerisinde hareket ederek bahse konu silahı açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen ... isimli veya Kuzey Iraklı bir şahsa yine belirlenemeyen bir bedelle sattıkları, bir süre sonra ...'ın bu durumu öğrenmesi sebebiyle bahse konu silahı bularak kolluk görevlilerine teslim ettikleri, sanıkların satışını yaptığı silah ve fişeklerin Jandarma Genel Komutanlığının uzmanlık raporuyla vahim nitelikteki ateşli silahlardan olduğunun bildirildiği, sanıkların 6136 sayılı Kanun kapsamına giren vahim nitelikli ateşli silahı birden fazla kişi ile birlikte satış amacı ile kabul etme, satmaya aracılık etme ve satışı suçunu işledikleri kabul edilmiştir.
B.Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
Müşteki ...'ın, Silopi ilçesi Görümlü Beldesi Boğaz Mahallesi muhtarı ve aynı zamanda köy korucusu olduğu, bu sıfatları sebebi ile kendisine 41167 seri numaralı AK-47 kaleşnikof marka ruhsatlı silahın verildiği, bu silah evde iken oğlu suça sürüklenen çocuğun bu silahı bulunduğu yerden babası ...'ın bilgi ve rızası dışında alarak sanık ...'e satması için verdiği, sanık ...'in bu silahı önce temizleme amacıyla akabinde satılarak kar etmesi amacıyla diğer sanık ...'a teslim ettiği, her iki sanığın fikir ve eylem birlikteliği içerisinde hareket ederek bahse konu silahı açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen ... isimli veya Kuzey Iraklı bir şahsa yine belirlenemeyen bir bedelle sattıkları, bir süre sonra ...'ın bu durumu öğrenmesi sebebiyle bahse konu silahın geri getirilerek kolluk görevlilerine teslim edildiği ve sanıklar İdris ve ...'un vahim nitelikteki silahı satarak toplu silah ticareti yaptıklarından bahisle 6136 sayılı Kanun'un 12/2-4. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
Oluşa, sanıkların ve diğer suça sürüklenen çocuğun savunmalarına, müştekinin beyanlarına, olay yeri görgü ve tespit tutanağına, uzmanlık raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; müşteki ...'ın, Silopi ilçesi Görümlü Beldesi Boğaz Mahallesi muhtarı ve aynı zamanda köy korucusu olduğu, bu sıfatları sebebi ile kendisine suça konu ruhsatlı silahın verildiği, bu silahın evde oğlu olan diğer suça sürüklenen çocuk tarafından babası ...'ın bilgi ve rızası dışında alınarak maddi ihtiyacı nedeniyle satması için sanık ...'e verildiği, ...'in ise silahı önce satılması, değişen sonraki beyanlara göre ise tamir edilmesi amacıyla diğer sanık ...'a teslim ettiği, sanık ... tarafından da bu silahın başka bir şahsa verildiği, ancak bu şahsın kesin biçimde tespit edilemediği, suça konu Kalashnikov marka tüfeğin uzmanlık raporuna göre ise, atışına mani herhangi bir arızasının bulunmayıp, 6136 sayılı Kanun kapsamına giren vahim nitelikteki ateşli silahlardan olduğu anlaşılmakla, sanıkların bir adet ruhsatlı vahim nitelikteki silahı kişisel ilişkiye dayalı bireysel olarak el değiştirmesi veya satışında aracı olmaları eylemlerinde, toplu silah ticareti ve yayma, tehlikeyi genişleterek çoğaltma amaçlarının olduğuna ilişkin dosyaya yansıyan delillerin mevcut olmadığı, somut olayda sanıkların birlikte başkaca silah bulundurdukları ve sattıklarının da belirlenemediği, suça konu silahın muhtar ve aynı zamanda köy korucusu olan ... adına ruhsatlı olduğu ve bu silahın sanık ...'a, ... tarafında da başka bir şahsa silah ticareti yapmak amacıyla satıldığı hususunda da dosyada yeterli delil bulunmadığı, suça konu silahı sanık ...'ta alan şahsın da kesin biçimde saptanamadığı, sanıkların toplu veya bireysel silah ticareti ve yayma kastlarının olmadığı, 6136 sayılı Kanun'un 12. maddesinde öngörülen silah ticareti suçunun, yayma ve tehlikeyi genişleterek çoğaltma şeklinde ifade edilen unsurlarının oluşmadığı, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek toplu veya bireysel silah ticareti yaptıklarına dair mahkumiyetlerine yeterli kesin ve inandırıcı bir delilin olmaması, atılı suçta suç kastlarının da bulunmaması nedeniyle, sanıkların bir adet ruhsatlı silahı belirli sürelerle taşınmaları eylemlerinin ise, 6136 sayılı Kanun'un 13/2. maddesinde tanımlanan vahim nitelikte silah taşıma suçunu oluşturduğunun anlaşılması karşısında sanıkların 6136 sayılı Kanun'un 13/2, Türk Ceza Kanunu'nun 62/1, 52/2-4,53 ve 63. maddeleri gereğince mahkumiyetlerine karar verilmiştir.

1. Sanık savunmaları, şikayetçi ve suça sürüklenen çocuk beyanları, alınan rapor ve tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların şikayetçiye ait tüfeği şikayetçinin oğlundan alarak muhafaza etmeleri eylemi nedeniyle vahim nitelikte ateşli silah bulundurmak suçundan cezalandırılmalarına ilişkin hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delilerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımlarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 14.05.2019 tarihli ve 2019/1025 Esas, 2019/1100 sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2024 tarihinde karar verildi.