Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık müdafiin temyiz isteği; atılı suçun unsurlarının oluşmadığının sunulan delillerle ispat edildiğine, sanığın söz konusu alanda onaylı proje çerçevesinde işlem yaptığına, işgal edilen alanın sanığın sahip olduğu alana göre miktarının sanığın haklılığını ortaya koyduğuna, sanığın söz konusu yerin orman olduğunu bilme imkânının olmadığına, hatanın fark edilmesiyle sanığın başvuru yaptığına, tekerrüre esas sabıkanın silinme şartlarının oluştuğuna ve hükmün bozulması talebine ilişkindir.
05.10.2015 tarihinde orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontrolde, devlet ormanında betonarme su deposu, beton kazıklı kafes tel ile çevrili açma yapılan alan ve betornarme ölü havyan çukuru tespit edilerek sanık hakkında suç tutanağı düzenlenmiştir.
Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında, dedesinden kalma araziye tavuk çiftliği kurduğunu, su deposu ve ölü hayvan çukuru yaptıklarını, tesisin kendi sınırları içinde olduğunu bildiğini, suç işleme kastı olmadığını, durum ortaya çıkınca kiralama hususunda Orman İdaresi ile irtibata geçtiğini beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda suça konu yerde orman kadastrosunun kesinleştiği, betornarme su deposunun bir kısmının, beton kazıklı kafes tel çekilen alanın tamamının ve betonarme olarak inşa edilen yapı şeklindeki ölü hayvan çukurunun devlet ormanı sınırları içinde olduğu tespit edilmiştir. Fen bilirkişisi raporunda suça konu yerlerin devlet ormanı vasfıyla tescilli parsel sınırları içinde kaldığı belirlenmiştir.
Suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 25.04.2024 tarihinde karar verildi.