Sanıklar haklarında kurulan hükümlerde; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR

1. Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 05.03.2015 tarihli 2014/44 Esas, 2015/27 Karar sayılı kararı ile olay tarihinden bir ay kadar önce katılan ... ile sanık ...'ın tanıştıkları ve arkadaş oldukları, olay tarihine kadar birbirlerini görmedikleri, olay günü buluştukları, birlikte sanığın evine gittikleri, eve girdikten sonra da katılanın ayrılmak istediği ancak sanık ...'ın kendisini bırakmadığı, kalmak için ve evliliğe ikna etmek için bir süre uğraştığı, bu esnada evde sanıklar ....ve ....'ın da bulunduğu, sanığın katılana ilişkiye girme teklifinde bulunduğu, bu takdirde ailesinin ikna olabileceğini söylediği, katılan ...'ün istemediği ve rızası olmadığı halde direnmesine rağmen evde bulunan odada sanık ...'ın da ağzını ve kolunu tutmak suretiyle sanık ...'a yardım ettiği, sanık ...'ın katılanın üzerindeki zıbını yırtarak çıkarttığı odada sanık ...'ın da bulunduğu ve kendisine yardım ettiği esnada katılan ile normal yoldan zorla ilişkiye girdiği şeklinde kabul edilen olayda sanıklar Turan ile Vedat haklarında nitelikli cinsel saldırı suçundan ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102/2, 102/5,62/1 ve 53 maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, sanık ... hakkında suçu bildirmeme suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine, sanık ... hakkında suçu bildirmeme suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine, sanıklar Sermet, Fadime ve Nazan haklarında suçu bildirmeme suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

A. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun sübuta erdiğine, sanık ...’ın bu suçtan da hakkında mahkumiyet karar verilmesi gerektiğine, Sanıklar Turan ve Vedat haklarında ağırlaştırıcı neden olan 5237 sayılı Kanun'un 102/3-d maddesinin uygulanmayarak eksik ceza tayiniyle karar verildiğine, ayrıca sanıklar hakkında alt sınırdan ceza verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, diğer sanıklar yönünden verilen hükümlerin usul ve kanuna aykırı olduğuna yöneliktir.

B. Sanıklar Turan ile Vedat Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılanın soyut beyanı dışında dosyada sanıkların mahkumiyetini doğuracak somut delil bulunmadığına, katılan ile sanık ...'ın rıza dahilinde buluşup eve geldiklerini, herhangi bir zorlama olmaksızın katılan ile sanık ...’ın cinsel ilişkiye girdiklerine, cinsel birleşmeden sonra sanığın, katılanı isteği doğrultusunda bıraktığına, katılanın anlatımlarının hayatın olağan akışıyla örtüşmediğine, katılan hakkında aldırılan ruh sağlığı raporunda net bir şekilde katılanın ruh sağlığının bozulduğunun tespit edilemediğinden sanıklar haklarında 5237 sayılı Kanun’un 102/5 maddesinin uygulanmasının hatalı olduğuna, sanıklar Turan ile Vedat haklarında mahkumiyet hükümlerinin bozulması gerektiğine yöneliktir.

A. Sanıklar.... Haklarında Suçu Bildirmeme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

1. Sanıklar ...un yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 278 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sorgu tarihi olan 16.04.2014 tarihinden inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

3. Yukarıdaki bentlerde belirtilen nedenlerle onama isteyen Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.

B. Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Oluşa, katılanın aşamalarda değişmeyen beyanlarına, bir kısım tanık anlatımlarına, doktor raporu ile tüm dosya kapsamına göre katılanın sanık ... olaydan kısa süre önce tanık ...'nin aracılığı ile telefonda görüşerek tanıştıkları, ilk kez olay günü buluştukları, sanık ...'ın araçla geldiği, katılanın gezmeye ve birşeyler yemeğe gideceklerini düşündüğü, ancak sanığın arabayı yaşadığı köyüne doğru sürdüğü, katılanın başka yöne gittiklerini fark etmesi üzerine sanıktan nereye gittiklerini sorduğu, sanık ...'ın "Sana sürprizim var, seni bir yere götürüyorum" diyerek kandırdığı ve köyüne vardıklarında araçtan inmeden sanık ...'ın katılanın cep telefonunu elinden zorla aldığı, ilk olarak komşuları olan sanık ...'un evine gittikleri, katılanın eve girmek istemediği, sanığın katılanı zorla sürükleyerek eve soktuğu, yarım saat kadar bu evde kaldıkları, daha sonra sanık ...'ın katılanı alarak araba ile kendi evine götürdüğü, katılanın eve girmek istemediği, ancak sanık ...'ın katılanı evin içerisine sürükleyerek zorla götürdüğü, eve girdikten sonra da katılanın ayrılmak istediği, sanığın izin vermediği, ikna etmeye çalıştığı, gecenin ilerleyen saatlerinde sanık ...'ın katılanın ağzını ve kolunu tuttuğu, sanık ...'ın katılan ile normal yoldan zorla ilişkiye girdiği, katılanın cinsel saldırı eyleminden önce ve sonra zorla tutulup alıkonmak suretiyle kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçunun da gerçekleştiği anlaşılmakla sanık ...'ın üzerine atılı cebir, tehdit ve hile ile kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçunu işlediği sübuta ermekle eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-b,109/5. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği halde, yazılı şekilde beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

C. Sanıklar Turan ile Vedat Haklarında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak,

Oluşa uygun kabule göre sanıklar ...ile ...'ın eylemlerini iştirak halinde gerçekleştirmeleri nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca ağırlaştırıcı hal uygulanması gerekirken eksik ceza ile yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması,
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 6. İhtisas Kurulunun 21.01.2015 tarih ve 251 Karar sayılı raporu dayanak alınarak katılanın ruh sağlığı bozulduğundan bahisle sanıklar haklarında 6545 sayılı yasa ile değişiklik öncesi haliyle 5237 sayılı Kanun'un 102 inci maddesinin beşinci fıkrası uygulanmış ise de rapor sonuç kısmının sanıkların iştirak halindeki eylemleri nedeniyle katılanın ruh sağlığını bozup bozmadığının tespiti hususunda yetersiz kaldığının anlaşılması karşısında katılanın dava dosyasıyla birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. Üst Kuruluna sevk edilerek yeniden rapor alınması gerektiği halde eksik inceleme ile yazılı şekilde uygulama yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.

A.Sanıklar ...Haklarında Suçu Bildirmeme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 05.03.2015 tarihli 2014/44 Esas, 2015/27 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar haklarındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B. Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle, Bartın Ağır Ceza Mahkemesi'nin 05.03.2015 tarihli 2014/44 Esas, 2015/27 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

C. Sanıklar .... ile ... Haklarında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle, Bartın Ağır Ceza Mahkemesi'nin 05.03.2015 tarihli 2014/44 Esas, 2015/27 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin ve sanıklar Vedat ile Turan müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.04.2024 tarihinde karar verildi.