Her ne kadar Tebliğnamede sanık ... hakkında sanık ...'e karşı hakaret ve tehdit suçlarından kurulan beraat hükümlerine dair görüş bildirilmiş ise de, bu hükümlere yönelik temyiz isteğinde bulunulmadığı anlaşıldığından, incelemenin sanık ... hakkında nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve cinsel taciz suçları ile sanık ... hakkında katılan mağdureye yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükümlerle sınırlı yapılmasına karar verilmiştir.

Katılan ... vekilinin temyiz isteği yönünden; suç tarihinde on dokuz yaşında bulunan katılan mağdure ...'in annesi olan katılan ...'ün, mağdureye yönelik işlenen suçlardan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle vekilinin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.

Katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yönünden; sanık ... hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR

1. Sanık ... hakkında nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve cinsel taciz suçları ile sanık ... hakkında kasten yaralama suçunu işledikleri iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102/2, 102/2,3-a 105/1, 109/1,109/3-f, 109/5, 43/1 ve 53/1. maddeleri ile aynı Kanun'un 86/2,3-b, 53/1. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2015 tarihli ve 2014/18 Esas, 2015/64 Karar sayılı kararı ile mevcut deliller değerlendirilerek sanık ...'in nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve cinsel taciz suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, sanık ... hakkında ise kasten yaralama suçundan şikayetten vazgeçme nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 73/4 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8 maddeleri uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Mağdurenin yüksek oranda zihinsel özürlü olduğuna, sanık ...'in mağdureyi özel nitelikteki çocukların eğitim gördüğü okulun önünden alması nedeniyle mağduredeki zihinsel özrü anlamadığı yönündeki savunmalarına itibar edilemeyeceği, sanık ...'in üzerine atılı suçları işlediğinin sabit olup mahkumiyeti gerektiğine ilişkindir.

A. Katılan ... Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Kayden 14.07.1995 doğumlu olup, suç tarihlerinde on dokuz yaşında bulunan katılan mağdure Dilber'in annesi olan katılan ...'ün, mağdureye yönelik sanıklardan Barbaros'un kasten yaralama suçu ile sanık ...'in atılı suçlardan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle vekilinin davaya katılma ve anılan hükümleri temyize hakkı bulunmadığı gibi Mahkemece verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceğinden, vaki temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

A. Katılan ... Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, katılan ... vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.04.2024 tarihinde karar verildi.