SUÇLAR: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Manavgat 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 07.06.2013 tarihli kararıyla sanık hakkında nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 7.500 TL adli para cezası, resmi belgede sahtecilik suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay (kapatılan) 15.Ceza Dairesinin 23.05.2018 tarihli kararıyla eksik inceleme ile hüküm kurulması gerekçesi ile her iki suç yönünden bozma kararı verilmiştir.
3. Manavgat 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2020 tarihli ve 2018/270 Esas, 2020/107 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204,62,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35,62,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 7.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz talebi, atılı suçu işlemediğine ilişkindir.
1. Sanığın, borçlusu ... görünen 10.06.2006 tanzim ve 15.08.2006 ödeme tarihli, 40.000 TL meblağlı sahte bonoyu temyiz kapsamı dışındaki sanık Yasemin’e vererek katılan aleyhine icra takibi yapılmasını sağlamak sureti ile resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçlarını işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık atılı suçu işlemediğini beyan etmiştir.
3. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın Fizik İhtisas Dairesinin 26/05/2011 tarih ve 5029 nolu rapor sonucunda; söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ün eli ürünü olmadığı bildirilmiştir.
4. Adli Emanetin 2013/15 sırasında kayıtlı emanet eşyası mahkeme tarafından incelenmiş, özellikleri ve yapılan gözlem zapta geçirilmiştir.
5. Serik 1.İcra Müdürlüğünün 28.04.2009 t.li 2009/2809 no.lu icra takibi dosyasının örneği dosya arasında alınmıştır.
6. Dosya kapsamında ... tanık olarak dinlenmiştir.
A. Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçu yönünden,
1 Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Ancak; Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 23.05.2018 tarihli bozma ilamından önceki Manavgat 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 07.06.2013 tarihli kararıyla sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemişken, anılan kararın yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edildiği ve aleyhe temyiz isteminin de bulunmadığı halde bozma sonrası yapılan yargılamada önceki hükmün sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiğinin gözetilmemesi suretiyle sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasına aykırı davranılması, hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
B. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden,
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Dosya kapsamına göre; suç tarihi olan 28.04.2009 tarihinden inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
A. Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçu yönünden,
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Manavgat 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2020 tarihli ve 2018/270 Esas, 2020/107 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden,
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Manavgat 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2020 tarihli ve 2018/270 Esas, 2020/107 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2024 tarihinde karar verildi.