İstinaf başvurusunun kısmen kabulü
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili Çekmeköy ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulanan 234 parsel sayılı 1.550,02 metrekare yüzölçümlü taşınmazın 1.446,47 metrekaresinin, 233 parselin ifrazından oluşan 676 parsel sayılı taşınmazın tamamının ve 103 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tamamının 6292 sayılı Kanun çalışmasında orman sınırları içerisinde bırakıldığını, hatalı yapılan orman tespiti ve harita düzeltmesi ile buna ilişkin tespit ve tutanakların iptaline karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Dava konusu taşınmazların bulunduğu Çekmeköy Sırapınar mahallesinde 3116 sayılı Kanuna göre 1941 yılında yapılan ilk orman tahdidinde; 234 nolu parselin tahdit dışında, 676 ve 4 nolu parsellerin ise tahdit içinde kaldığı, çekişmeli taşınmazlardan 234 nolu parselin arazi kadastrosunda 7.300 metrekare yüzölçümlü olarak ... ve müşterekleri adına yapılan tespite karşı açılan itiraz davası sonunda; Beykoz Tapulama Hakimliğinin 969/206 Esas, 971/94 Karar sayılı kararı ile 1.550 metrekare yüzölçümlü bölümünün orman sayılmayan yer olarak tespit malikleri adına tesciline karar verildiği, ancak infaza dayanak bilirkişi raporu ve krokisinin, orman tahdit sınırı ile orman kadastro paftasındaki sınırın birbiriyle uyumlu olmadığı, dava konusu taşınmazın 1972 tarihli hava fotoğraflarında ve taşınmaza ilişkin yapılan tüm orman çalışmalarında orman sınırları içerisinde olduğu bu nedenle 6292 sayılı Kanun çalışmalarının usul ve yasaya uygun olduğu, çekişmeli taşınmazlardan 676 nolu parselin ise, 1969 yılında yapılan tapulama çalışmalarında kişi adına tespit edilen 233 nolu parselden orman hattı içinde kalan kısım olarak ifraz edildiği, çekişmeli taşınmazlardan 103 ada 4 nolu parselin ise, 1975 yılında 1744 sayılı Kanun ile orman sınırları dışına çıkarılıp 2010 yılında yapılan 5831 sayılı Kanun çalışmasından sonra 2012 yılında ormana tahsis edilen alanda kaldığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, "dava konusu taşınmazlardan 103 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 2010 yılında yapılan kullanım kadastro çalışmalarında ağaçlık niteliği ile tespit gördüğü, tespite karşı dosya davacısı ... tarafından İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesinin 2010/937 esas 2016/43 karar sayılı dosyasında dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiği, verilen kararın Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 2016/12942 Esas, 2017/574 Karar sayılı ilamıyla onandığı ve kararın 21.04.2017 tarihinde kesinleştiği, dava konusu 103 ada 4 parselin ağaçlık niteliği ile Hazine adına tescil edildiği anlaşılmış olmakla bu taşınmazın orman sınırları içerisine alınmasında her hangi bir hata bulunmadığından ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, dava konusu 676 parsel yönünden yapılan incelemede, dava konusu taşınmazın 233 parsel sayılı taşınmazda 2007 yılında yapılan ifraz işlemiyle orman alanında kalan 485 metrekarelik kısmın 676 parsel olarak tapuya tescil edildiği, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarına göre 6292 sayılı Kanuna göre oluşturulan orman tahdit hattında bir hata bulunmadığı, bu parselin tamamının orman sınırları içerisinde gösterilmesinde bir hata bulunmadığından ilk derece mahkemesinde verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, dava konusu 234 parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan incelemede ise, Beykoz Tapulama Hakimliğinin 1969/206 esas 1971/94 karar sayılı kararının taraflar arasında kesin hüküm teşkil ettiği, Beykoz Tapulama Hakimliğinin kararının yargılamanın yenilenmesi yoluyla ortadan kaldırılmadığı sürece tarafları bağladığı, bu nedenle mahkemece dava konusu 234 parsel sayılı taşınmazın tamamının kesin hüküm teşkil eden karar doğrultusunda orman tahdit hattı dışına çıkartılmasına karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi hatalı olduğu" gerekçesiyle davacı vekilinin 4 ve 676 nolu parsellere yönelik istinaf talebinin reddine, 234 nolu parsele yönelik istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak dava konusu 234 parsel yönünden açılan davanın kabulüne karar verilmiş, bu kez davalı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Dava, 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun)
11. maddesine göre yapılan orman kadastro haritalarındaki teknik hataların düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede, 1941 yılında 3116 Sayılı Orman Kanunu (3116 Sayılı Kanun) göre yapılıp kesinleşen orman tahdidi, daha sonra 1975 yılında kesinleşen 1744 Sayılı 6831 Sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun'un (1744 Sayılı Kanun) değişik 2. madde uygulaması, 1984 yılında kesinleşen 2896 Sayılı 6831 Sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun'un (2896 Sayılı Kanun) değişik 2/B uygulaması ve 1988 yılında kesinleşen 3302 Sayılı 31.08.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (3302 Sayılı Kanun) değişik 2/B madde uygulaması yapılmıştır. Ayrıca 2010 yılında kesinleşen 3402 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesi uyarınca kullanım kadastrosu bulunmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalıların temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.