Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
TCK'nın 234/3. maddesinde, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunun “Kanunî temsilcisinin bilgisi veya rızası dışında evi terk eden çocuğu, rızasıyla da olsa, ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutan kişi...” tarafından işlenebileceğinin belirtilmesi; TCK'nın 40/2. maddesinde de “... suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur.” hükmüne yer verilmesi, somut olayda mağdurenin diğer sanık ... ile birlikte kaçmak için anlaştığının, sanık ...’in aracı kullandığının, mağdureyi yanında tutmadığının ve mağdurenin sanığın kullandığı araca rızası ile bindiğinin ve sanığın bu şekildeki eyleminin kanunda suç olarak düzenlenmediğinin anlaşılması karşısında; sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.