Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 23.02.2017 tarih ve 2014/620 E. - 2017/108 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin kabulüne- incelenmesine yer olmadığına dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 22.11.2019 tarih ve 2017/3332 E. - 2019/2574 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile dava dışı takip alacaklısı ... Hidrolik ve İş Makineleri Tic. Ltd. Şti. arasında ticari ilişki bulunmakta olduğunu, takip alacaklısı ... Hidrolik ve İş Makineleri Tic. Ltd. Şti. tarafından müvekkili şirkete Beyoğlu 57. Noterliğinin 04.11.2013 tarih ve 20386 sayılı yevmiye numaralı temliknamesi ile İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün 2013/24870 E, sayılı icra dosyası alacağının temlik edildiğini, icra dosyasının borçlusu Finans Finansal Kiralama A.Ş, vekilince müvekkili ile ... Hidrolik ve İş Makineleri Tic. Ltd. Şti. arasındaki temlikin muvazaalı olduğu, ... Hidrolik’e olan takip konusu borçların 98,845,47 TL'lik kısmının 05.11.2013 tarihinde, 158.503,94 TL'lik kısmının ise 15.11.2013 tarihinde ... Hidrolik’in İlyasbey Vergi Dairesi’ne olan borçlarına karşılık ödedikleri iddiası ile borca itiraz edildiğini, icra dosyasının alacaklısının 04.11.2013 tarihi itibariyle müvekkili Hidroan Ankara Hid. Mak. San. Tic. Ltd. Şti. olduğunu, o tarihten itibaren tüm ödemelerin müvekkiline ya da icra dosyasına yapılması gerektiğini, davalının iddiaları kabul edilse dahi borçlu tarafından ... Hidrolik adına ödendiği iddia edilen 257.368,20 TL asıl borç haricinde, takip tarihi itibariyle bakiye kalan 26.500,00 TL takip borcunun ödenmemiş olduğunu, dava içinde ıslah etmek üzere şimdilik kısmi olarak borca itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı talep etmeleri gerektiğini ileri sürerek, davalının İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün 2013/24870 E. sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin faiziyle birlikte kaldığı yerden devamına, kötü niyetli ve haksız olarak yapılan itiraz nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekilinin 03/08/2016 tarihli dilekçesi ile dava değerini 277.410,58 TL üzerinden ıslah ettiği ve ıslah harcını aynı tarihte yatırdığı görülmüştür.
Davalı vekili, alacağı temlik eden takip alacaklısı şirketten satıcısı bulunduğu “2 adet Vinç" kiralandığını, ... Hidrolik ve İş Makineleri Tic. Ltd. Şti.'nin 1 adet vinç bedelinin ödenmediğinden bahisle müvekkili şirket aleyhinde icra takibi başlattığını, aynı gün de takip konusu alacağı davacı şirkete temlik ettiğini, ancak dava tutarının takip tutarından düşük gösterilmesinin dahi taraflar arasında yapılan temlikin kötü niyetli olduğunu göstermekte olduğunu, bahse konu alacak hakkında kamu haczinin söz konusu olduğunu, müvekkili tarafından bu haciz nedeniyle vergi dairesine ödemeler yapıldığını, davacı taraf ile asıl alacaklı tarafın maksadının Vergi Dairesinin haczini etkisiz hale getirmek olduğunu, ayrıca dava dilekçesinde 26.500 TL takip bakiyesi olarak ifade edilen tutarın icra dosyasında vekâlet ücret ve harç masraflarının toplamı olduğunu, davacı tarafın kötü niyetli olarak faturaya yasal itiraz süresi dahi geçmeden ve bir ihbar ile müvekkili şirketi temerrüde düşürmeden icra takibi yaptığı, müvekkili şirketin takip alacaklısına ve temlik alan şirkete herhangi bir borcu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, takip alacaklısı ile davalı arasında takibe konu ticari ilişkinin bulunduğu, herhangi bir muvazaanın ispatlanamadığı, davacının alacağının toplam 277.410,58 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2013/24870 sayılı takip dosyasına davalının itirazının iptali ile takibin takip talebindeki koşullar ile devamına, takip konusu alacak hesaplamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri istinaf etmiştir.
Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davanın, davacı vekili tarafından 10/02/2014 harç ve kayıt tarihli dilekçe ile, ileride ıslah etmek üzere 26.500,00 TL dava değeri üzerinden, kısmi dava olarak açıldığı, davacı vekilinin 03/08/2016 tarihli dilekçesi ile dava değerini 250.910,58 TL üzerinden ıslah ettiği ve ıslah harcını aynı tarihte yatırdığı, İİK 67. maddesinde itirazın iptali davalarının, borçlu itirazının alacaklıya tebliği tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğinin düzenlendiği, ıslah talebinin dava tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde yapılmaması nedeniyle süre yönünden reddi gerektiği, dava açılış tarihinde talep edilen, takip tarihi itibarıyla kalan 26.500,00 TL fer'i takip bakiyesine ilişkin alacak yönünden yapılan incelemede, takip dosyasında davalı borçlu şirket aleyhine, 28/10/2013 tarihli faturadan kaynaklanan, 257.368,20 TL asıl alacak ve 317,30 TL işlemiş faizin asıl alacağa yıllık %9 faiz uygulanarak tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun takipten önce temerrüde düşürülmediği, 317,30 TL işlemiş faiz alacağının yerinde olmadığı, asıl alacak yönünden de 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde usulüne uygun olarak itirazın iptali talep edilerek takibin devamı sağlanmadığından bahisle asıl alacak üzerinden de icra takip giderleri ve vekalet ücreti talep edilemeyeceği, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesiz olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına, mahkeme kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın 26.500.-TL'lik kısmının esastan reddine, ıslah ile arttırılan 250.910,58 TL'lik kısmının hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 14/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.