SUÇLAR: Dolandırıcılık, tehdit
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2015 tarihli ve 2014/8 Esas, 2015/518 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrası 62,58 ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62,52,58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis, 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2015 tarihli ve 2014/8 Esas, 2015/518 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 23.05.2017 tarihli ve 2015/4306 Esas, 2017/11322 Karar sayılı kararı ile " sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma üzerine
3. Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.01.2019 tarihli ve 2018/350 Esas, 2019/12 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrası 62,58 ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62,52,58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis, 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz istemi; mahkumiyet hükmünün bozulması talebine ilişkindir.
1.Sanığın olay tarihinde internet üzerinden tanıştığı şikayetçiye kendisini ... olarak tanıtıp Avrupa' da şirketleri olduğunu belirterek kendi şirketinde işe başlatacağını söylediği, onbeş gün kadar şikayetçinin evinde kalıp değişik zamanlarda şikayetçiden toplamda 1.000,00 TL para aldığı şikayetçinin sanığın durumundan kuşkulanarak yaptığı araştırmada mezun olduğunu söylediği Boğaziçi Üniversitesi' nde hiç okumadığını öğrenmesi üzerine sanıkla ilişkisini kesmek istediğinde şikayetçiye '' benden kurtulamazsın, ne polis ne cumhurbaşkanı seni benim elimden alamaz, hem okulunda hem çevrende seni rezil ederim, kimsenin yüzüne bakamazsın, sana birşey yapmam ancak aileni ve etrafındakileri yaşatmam '' dediği, bu suretle üzerine atılı suçları işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2.Sanık, şikayetçi ile internet ortamında tanıştığını, ithalat şirketinin olduğunu söylediğini, şikayetçiden para almadığını ancak tehdit ettiğini beyan etmiştir.
3. Sanık tarafından, katılanın zararının giderildiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır.
4. Mahkemece sanığın tevil yoluyla ikrarı, şikayetçinin beyanı ve tüm dosya kapsamına göre uzlaştırma işleminin de olumsuz sonuçlanması nedeniyle sanık hakkında sübut bulan suçlardan mahkumiyet kararı verilmiştir.
1. Dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden sanığın, değişik zamanlarda şikâyetçiden toplamda 1.000,00 TL para alması eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi" hükmü uyarınca zincirleme suç oluşturduğu ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3.Sanık hakkında bozma öncesi verilen hükümde Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.09.2009 tarihinde kesinleşen 19.02.2009 tarih ve 2007/51 esas 2009/40 Karar sayılı kararın tekerrüre esas alındığı; bu ilamın dairemizce 15.02.2024 tarihli ve 2021/34657 Karar sayılı karar ile bozulduğu bu nedenle tekerrüre esas alınamayacağı, Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/140 Esas 2007/471 karar sayılı kararın tekerrüre esas alınması gerektiği belirlenmiş, bu husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiş, anılan aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların düzeltilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.01.2019 tarihli ve 2018/350 Esas, 2019/12 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 5. Bendinde yer alan "sanığın Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.09.2009 tarihinde kesinleşen 19.02.2009 tarih ve 2007/51 Esas 2009/40 Karar sayılı ilamı ile 2 yıl 6 ay hapis" ibaresinin çıkartılarak yerine " sanığın Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 18.02.2008 tarihinde kesinleşen 22.11.2007 tarih ve 2007/140 Esas 2007/471 Karar sayılı ilamı ile 1 yıl 8 ay hapis" eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2024 tarihinde karar verildi