SUÇLAR: Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.06.2016 tarihli ve 2015/115 Esas, 2016/228 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

1. Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 43,62 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay hapis ve 175.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43,62, ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına, ilişkindir.

1. Sanığın ticari faaliyeti doğrultusunda ...isimli firmanın Denizli şubesi ile faktoring sözleşmesi düzenlediği, bu kapsamda faktoring şirketine verdiği hizmet karşılığında düzenlediği alacağını belgeleyen 9 adet fatura ile bu alacaklarına ilişkin 17 adet çekin katılan şirkete teslim edildiği ancak faturaların gerçek bir ticari ilişkiyi yansıtmadığı, faturaların sahte kaşeler ile tanzim edildiği, faturalara binaen verilen çeklerin çalıntı olduğu böylece sanığın atılı suçları işlediğinden cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

2. Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği belirlenmiştir.

3. İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 11.03.2015 tarihli uzmanlık raporunda, çeklerdeki sanığa ait cironun sanığın eli ürünü olduğu tespiti yapılmıştır.

4. Bankaların cevabi yazısında çeklerin gerçek ve çalıntı olduğu bildirilmiştir.

5. Mahkemece adli emaneten getirtilen suça konu çekin yasal unsurları aldatıcılık niteliğini haiz olduğu gözlemlenmiştir.

6. Tüm dosya kapsamına dayanılarak sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.06.2016 tarihli ve 2015/115 Esas, 2016/228 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.04.2024 tarihinde karar verildi.