Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Ulukışla Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.04.2018 tarihli ve 2018/14 Esas, 2018/34 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 13.10.2020 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Av. ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine, davacı bağış işlemine dayanmış ise de, tespit öncesi nedenler için hak düşürücü sürenin geçmiş olmasına ve dava konusu tespit ve tescilin muris Melek adına yapılmış olmasına, kaldı ki, yerel bilirkişiler ile dinlenen bir davacı tanığının bağışa ilişkin bilgilerinin bulunmamasına, diğer davacı tanığının ise görgüye dayalı bilgisinin olmamasına, kadastro tutanağı kesinleştikten sonra davacının bağışa ilişkin iddiasını kanıtlayamadığına, davacının eşiyle birlikte zilyetliği sürdürmüş olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 35,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 18,50 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 13.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.