SUÇLAR: Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, kasten yaralama

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı

Sanık ve katılan sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2015 tarihli ve 2015/105 Esas, 2015/222 Karar sayılı kararı ile; katılan mağdurenin olay günü toplu taşıma aracı olan otobüs ile evine giderken başka boş koltuk olmasına rağmen katılan sanık ...'in gelip kendi yanındaki koltuğa oturduğu, bir müddet sonra katılan sanığın elindeki poşeti başkalarının görmesini engelleyecek şekilde tutup altından eliyle katılan mağdurenin karın bölgesine dokunduğu, katılan mağdurenin bu durumu fark edip rahatsız olması üzerine rahatsızlığını ifade etmek için elini ittiği, elini çeken sanığın daha sonra tekrar bu şekilde poşet altından katılan mağdurenin karın bölgesine dokunduğu, bu durumdan rahatsız olan katılan mağdurenin yerinden kalkarak başka bir tarafa gittiği, akabinde otobüsten inerek eve gidip durumu ailesine aktardığı, sonrasında sanık ...'nin otobüsü güzergahında durdurarak katılan sanık Tameri yaraladığı, şeklinde kabul edilen olayda; katılan sanık ...'in katılan mağdure ...'ye yönelik sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ...'nin katılan sanık ...'e yönelik kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Katılan sanık ...'in eylemlerinin sarkıntılık düzeyini aştığı, dolayısıyla 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca hüküm kurulması gerektiği, sanık ... hakkında ise kasten yaralama suçundan mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin hukuka uygun olmadığına ilişkindir.

B. Katılan Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılan sanık ...'in üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunun sübuta ermediğine, sanık ...'nin katılan sanık ...'e yönelik kasten yaralama suçundan mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin hukuka uygun olmadığına ilişkindir.

A. Katılan Sanık ... Hakkında Katılan Mağdure ...'ye Karşı Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Sanık ... Hakkında Katılan Sanık ...'e Karşı Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1.Oluşa uygun kabule göre sanık ...'nin işlediği kasten yaralama suçunun, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 14.07.2015 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

A. Sanık ... Hakkında Katılan Mağdure ...'ye Karşı Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2015 tarihli ve 2015/105 Esas, 2015/222 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkında Katılan Sanık ...'e Karşı Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2015 tarihli ve 2015/105 Esas, 2015/222 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.04.2024 tarihinde karar verildi.