Sanık ile suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.12.2014 tarihli ve 2013/188 Esas, 2014/452 Karar sayılı kararı ile; sanık ... ile mağdure arasında olay öncesinde hissi yakınlık ve arkadaşlık bulunduğu, sanık ...'ın olay günü sabahleyin suça sürüklenen çocuk ...'dan evin anahtarını aldığı ve mağdure ile buluştuğu, sanığın konuşmak amacı ile mağdureyi anahtarı kendisinde bulunan boş eve zorlayarak götürdüğü, evde mağdureye içmesi için sigara verdiği, sigarayı içen mağdurenin rızası hilafına ırzına geçtiği, mağdurenin sanık ... tarafından ırzına geçilmesi üzerine Berkay ile tartışmaya başladığı ve dövüldüğü, şeklinde kabul edilen olayda; sanık ...'ın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun değişikliği öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile altıncı fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, suça sürüklenen çocuk ... hakkında çocuğun nitelikli cinsek istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Özetle; suçun sübuta ermediğine ilişkindir.

B.O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Suça sürüklenen çocuğun; sanık ...'ın mağdure ile buluşacağını bildiği, adı geçen sanığa bu amaçla kendisinin kullandığı boş evin anahtarını vermek suretiyle Berkay'ın nitelikli cinsel istismar suçuna yardım ettiği, ayrıca suça sürüklenen çocuğun aynı eve sonradan geldiği ve evde Berkay ile birlikte mağdureyi bir süre daha zorla tuttuğu, böylece suça sürüklenen çocuğun yardım eden sıfatıyla üzerine atılı suçları işlediği sabit olmakla, suça sürüklenen çocuğun eylemlerine uyan ve lehine olan 6545 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki "TCK 103/2-6,39/1 31/3 ve TCK 39. maddesi delaleti ile TCK 109/2- 109/3-f, 109/5, 31/3" maddeleri gereğince cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

Mağdurenin aşamalarda alınan beyanlarında; kendisinde meydana gelen yaralanmaların cinsel saldırı eyleminden önce veya sonra mı gerçekleştiği noktasında çelişkiler bulunduğundan, mağdurenin yeniden Mahkemece dinlenilerek bu hususun açıklığa kavuşturulması, mağdurenin ifadelerinde sigarayı içtikten sonra kendisini kaybettiğini belirtmesi karşısında olay yerinde ele geçirilen sigara izmaritinin uyuşturucu niteliğinin bulunup bulunmadığının tespitinden sonra toplanacak delillere göre sanık ile suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği nedeniyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.12.2014 tarihli ve 2013/188 Esas, 2014/452 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.04.2024 tarihinde karar verildi.