Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Yerel Mahkemenin 07.02.2013 tarihli ve 2012/780 Esas, 2013/73 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında, fuhuş suçundan 5237 sayılı Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 ve 52 nci ile 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş,

2. Beyşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2016 tarihli ve 2015/184 Esas, 2016/24 Karar sayılı kararıyla sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle ihbarda bulunulmuş,

3. İhbar üzerine Yerel Mahkemece başlıkta bilgileri yer alan kararla hüküm aynen açıklanmıştır.

Sanık müdafii 23.06.2016 tarihli temyiz dilekçesinde belirttikleri sebeplerle hükmün bozulması talebinde bulunmuşlardır.

Sanığın, takma isimlerin ve telefon numaralarının yazılı olduğu kağıtları reklam amacıyla umuma açık yerlerde dağıtması için temyiz dışı sanık Bahri Ilgın'a vererek üzerine atılı fuhuş suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; Yerel Mahkemece sanık savunması, temyiz dışı sanığın ikrar içerikli savunması, tanık anlatımları, 23.09.2012 tarihli teşhis tutanağı, 23.09.2012 tarihli olay, yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı, emanet makbuzu ile tüm dosya kapsamına göre mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre temyiz sebepleri ve sair yönlerden yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
24.11.2016 tarihli 6763 sayılı Kanun'un 18 inci maddesiyle eklenen 5237 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin üçüncü fıkrasıyla "Fuhşu kolaylaştırmak veya fuhşa aracılık etmek amacıyla hazırlanmış görüntü, yazı ve sözleri içeren ürünleri veren, dağıtan veya yayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve iki yüz günden iki bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır." hükmüne yer verilmesi karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle karar hukuka aykırı görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafii tarafından ileri sürülen temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2024 tarihinde karar verildi.