Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.10.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve ifrazen tescil, olmadığı takdirde paylı mülkiyet oluşturulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; ilk kademedeki istemin reddine, ikinci kademedeki istemin kabulüne dair verilen 23.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraflarca istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

Dava, 03.07.1991 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı, zamanaşımının gerçekleştiğini, taşınmazın ifrazen tescil olanağı bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, istek hüküm altına alınmıştır.
Hükmü, taraflar temyiz etmiştir.

1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalının bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2-Davacının temyiz itirazlarına gelince;
Gerçekten dava, 36 ada 4 sayılı parselin 365 m2 kısmının ifrazen tescili istemi ile açılmıştır. Ne var ki, davacı ıslah yoluyla terditli talepte bulunmuş, bunun mümkün olmaması halinde pay tescili suretiyle isteminin kabulünü mahkemeye bildirmiştir. Gerek ifrazen tescil, gerekse pay tescili suretiyle talebin dayanağı 03.07.1991 sayılı satış vaadi sözleşmesidir. Hukuk uygulamasında, davacının bir vakıaya (hadiseye) dayanarak birden fazla talepte bulunması mümkündür. Buna uygulamada “terditli dava” denilmektedir. Bu tür davalarda, davacı bir vakıaya dayanarak kademeli değişik istemlerde bulunabilir. Ancak ortada sadece bir hadiseye dayanılmış tek bir dava vardır. O yüzden kademeli istemlerin tümünün reddedilmiş olması halinde, kademeli taleplerden bir veya birkaçının reddi durumunda, reddedilen kademeli talep sebebiyle karşı taraf yararına avukatlık ücreti takdiri gerekmez. Mahkemece, değinilen olgu gözden kaçırılarak reddedilen kademeli talepten ötürü davalı yararına avukatlık ücreti takdiri doğru olmamıştır.
Karar, bu nedenle bozulmalıdır.

Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının bütün temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bentte yazılı nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, 21.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.