SUÇLAR: Hakaret

Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen, bozma üzerine verilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararının sanık müdafii, ek kararın ise O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında 21.12.2016 tarihinde beraat kararı verilmesi sonrasında, ek kararla 10.01.2017 tarihinde sanık müdafii lehine vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmakla, Mahkemenin 21.12.2016 tarihinde sanık hakkında hüküm kurduktan sonra dosyadan el çektiği gözetilmeden yargılamaya devamla 10.01.2017 tarihinde vekalet ücreti yönünden ek kararla yeniden hüküm tesis etmesinin hukuki değerden yoksun olduğu ve bu nedenle O yer Cumhuriyet savcısının hukuki değerden yoksun ek karara yönelik temyiz talebi hakkında karar vermeye yer olmadığı kabul edilerek ve Yerel Mahkemenin 21.12.2016 tarihli kararına karşı sanık müdafiinin 19.01.2017 tarihli dilekçesinin temyiz mahiyetinde olduğu belirlenerek, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin 21.12.2016 tarihli duruşmada yüzüne karşı kurulan hükme karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 12.01.2017 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği resen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
Esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2024 tarihinde karar verildi.