Sanıklar haklarında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin sürelerinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR

1.Sanıklar hakkında ayrı ayrı cinsel saldırı suçundan açılan kamu davalarıyla ilgili olarak Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2013 tarihli ve 2013/351 Esas, 2013/461 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında ayrı ayrı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen görevsizlik kararı sonrası yapılan yargılaması sonucunda Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.10.2015 tarihli ve 2013/305 Esas, 2015/210 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararları verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 13.05.2019 tarihinde tanzim olunan bozma görüşlü tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Özetle; hükümlerin sanıklar aleyhine bozulması gerektiğine ilişkindir.

B.O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Özetle; sanıkların hukuki durumlarının tespitinin eylemi gerçekleştiren ve asli fail olan sanık ...nın durumuna bağlı olduğundan bu kişi hakkında daimi arama kararı verildiğinden bu kişinin bulunarak kimliğinin tespiti ile açılacak dava dosyasının temyize konu dava dosyasıyla birleştirilmesinden sonra eğer mümkün değilse zaman aşımına kadar beklenilmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik araştırmayla karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

1.Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı ve hükümlerde hukuka aykırılık bulunmaması nedenleriyle yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2.Aynı gerekçelerle Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.10.2015 tarihli ve 2013/305 Esas, 2015/210 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.04.2024 tarihinde karar verildi.