Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2015/984 Esas, 2016/358 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği; hükmün yasaya aykırı olduğuna, fazla ceza tayin edildiğine, re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir.
1.Mahkemece; sanık ile mağdurun arkadaş oldukları ve mağdurun sanığın evinde misafir olarak kaldığı dönemde sanığın suç kastıyla hareket ederek mağdura ait sürücü belgesinin kopyasını çıkartarak kendi fotoğrafını yapıştırmak suretiyle kullanmaya başladığı, bu şekilde sahte sürücü belgesi oluşturan sanığın bilahare bu belgeyi kaybettiği ve bulan vatandaşlarca kolluk birimine teslim edildiği, alınan uzmanlık raporu ve yapılan gözlem ile belgenin tamamen sahte olarak düzenlendiğinin, söz konusu sahteciliğin aldatma kabiliyetini haiz olduğunun belirlendiği, böylece atılı suçu işlediğinden cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Sanığın üzerine atılı suçlamayı Cumhuriyet savcısı tarafından alınan savunmasında ikrar ettiği belirlenmiştir.
3.Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, suça konu sürücü belgesinin örneği, Bursa Kriminal Polis Laboratuvarının uzmanlık raporu, mağdurun beyanı, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcut olup belge aslının adli emanete alındığı anlaşılmıştır.
1.Mühür izinin incelenmesi için mahallinden getirtilen suça konu sürücü belgesi aslının heyetçe incelenmesinde üzerinde mühür izi mevcut olduğu ve bu haliyle aldatıcılık niteliğinin bulunduğu anlaşılmış olup, Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2024 tarihinde karar verildi.