SUÇLAR: Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü
maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı
Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.06.2016 tarihli ve 2016/69 Esas, 2016/265 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl 6 ay hapis ve 4.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
2. Özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
Sanığın temyizi, araç kiralamadığını, sigortası yapılacağından katılanın verdiği belgeleri imzaladığını, suçu kabul etmeyerek kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
1. Sanığın, katılan ...'ın işlettiği araç kiralama şirketinden 01 BYR ... plakalı aracı ... adına düzenlenmiş olup ele geçmeyen nüfus cüzdanı ve sürücü belgesi ile kiraladığı, araç kira sözleşmesini ... adına imzaladığı, daha sonra aracı iade etmediği, katılanın şikayeti sonrasında aracın kolluk görevlilerince bulunarak katılana teslim edildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık araç kiralamadığını, kredi çekeceği için katılanın kendisine yardımcı olacağını belirttiği, sigortasını yapacağını söylediği, katılanın imzalamasını istediği belgeleri imzaladığını belirtmiştir.
3. Araç kiralama sözleşmesindeki kiralayan ... adına olan imza ve yazıların sanığa ait olduğu tespit edilmiştir.
4. Temyiz dışı sanık ... ; sanığın araç kiralayacağını söylemesi üzerine yardımcı olmak üzere katılanın yanına götürdüğünü belirtmiştir.
5. Mahkemece; katılan beyanı, teşhis tutanağı, araç kiralama sözleşmesi, rapor uyarınca eylemin sabit olduğu kabul edilerek sanığın kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır.
1. Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği şeklinde karar verilmiş ise de, 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2024 tarihinde karar verildi.