HÜKÜMLER: Beraat, kaçak eşyanın müsaderesi
Yerel Mahkemece verilen kararın, katılan ... İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Tütün eksperi bilirkişi raporunda dava konusu makaron içindeki kıyılmış tütünlerin yerli menşeili olduğu, suç tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre bu durumda eylemin kaçakçılık suçuna vücut vermeyeceği, eylemin 4733 sayılı Kanun'un 8 nci maddesinin beşinci fıkrasının (o) bendi gereğince idarî yaptırımı gerektiren kabahati oluşturacağı cihetle; kovuşturma safhasında, kovuşturma konusu fiilin suç oluşturmayıp kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde öncelikle beraat kararı verilerek idarî yaptırım kararı verilmesi için dosyanın ilgili kamu kurum ya da kuruluşuna gönderilmesi yerine davayı gören mahkemece idarî yaptırım kararı verilmesi gerektiği,
Bu bilgiler ışığında sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, sanıkların eyleminin suç tarihi itibarıyla Kanunda suç olarak tanımlanmadığı, yerli menşeili kıyılmış tütün ile doldurulmuş makaronun ticari amaçla satılması fiilini oluşturduğu, bu fiilin 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin beşinci fıkrasının (ı) ve (o) bentlerinde
idarî yaptırıma bağlandığı kabul edilip, sanıkların atılı suçtan beraatine ve eylemin kabahat oluşturduğu gerekçesiyle 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği idarî para cezasına hükmedilmesi ve dava konusu eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilmesi gerekirken arama işleminin hukuka aykırı olduğu ve ele geçen eşyaların delil mahiyetinde olmayacağından bahisle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, hukuka aykırı ise de, suç tarihi olan 10.02.2015 tarihi itibarıyla temyiz inceleme gününde, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5326 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde öngörülen 3 yıllık soruşturma zamanaşımı süresinin tamamlanmış bulunduğu anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5236 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince kabahatli hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, suça konu eşyaların Kabahatler Kanunu’nun 18 inci maddesi delaletiyle 4733 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası gereği MÜLKİYETİNİN KAMUYA GEÇİRİLMESİNE, 24.04.2024 tarihinde karar verildi.