Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bergama 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2016/55 Esas, 2016/345 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 4060 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve cezanın 20 eşit taksitte tahsiline, karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, sanığın atılı suçu işlemediğine, davaya konu yazıda katılandan bahsedilmediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.

Sanığın, Facebook isimli sosyal paylaşım sitesindeki hesabında, katılana yönelik hakaret niteliğinde sözler içeren paylaşımda bulunması suretiyle atılı suçu işlediği, sanık savunması, katılan beyanı, facebook çıktıları ve tüm dosya kapsamıyla Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.

Sanığın savunması, katılan beyanı, dosyada mevcut facebook çıktıları ve tüm dosya kapsamıyla, sanığa atılı suçun unsurları itibarıyla oluştuğuna dair Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmayarak, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2024 tarihinde karar verildi.