Mahkûmiyet, hak yoksunlukları

Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Katılan ... vekilinin ve sanığın temyiz istekler yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1.Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; münhasıran kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmediği gerekçesiyle usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanığın temyiz sebepleri; hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, bu nedenle usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir.

A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Katılan ... Vekilinin ve Sanığın Temyiz İstemleri Yönünden;
Suç tarihinde kaçak sigara satıldığının ihbarı üzerine olay yerine giden kolluk ekiplerince, sanığın kaldırım üzerinde karton kutu içerisinde gümrük kaçağı sigara satarken yakalandığı olayda, muhtelif markalarda 37 paket gümrük kaçağı sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında, 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un (4733 sayılı Kanun) 8/4. maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53 ve 54. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanığın alınan savunmasında, ele geçirilen sigaraları satmak amacıyla satın aldığını beyan ederek atılı suçu ikrar ettiği anlaşılmıştır.

Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. Suç tarihi itibarıyla eşyaların gümrüklenmiş değerinin 163,87 TL ve pek hafif değerde olduğu anlaşılmıştır.

Sanığın 07.04.2021 tarihinde kurum zararı olan 71,21 TL tutarı ödeyip makbuzunu dosyaya ibraz ettiği anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamına göre dava konusu olayda ele geçen 37 paket gümrük kaçağı sigaranın satışa hazır halde ele geçirilmesi, sanığın alınan savunmasında üzerine atılı suçu ikrar ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

İddianamede müsaderesi talep edilen kaçak sigaralar hakkında mahkemece mahallinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.

Ancak;
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Sanık hakkında suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6545 ve 7242 sayılı Kanun'larla değişik 5607 sayılı Kanun hükümlerine göre uygulama yapılmış olsa da sanığın eylemlerinin suç tarihi ve ele

geçen eşyanın niteliği itibarıyla 4733 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, bu suçtan doğrudan zarar görenin ... olduğu cihetle, katılan ... yerine suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi'nin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle, sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 4733 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de ... olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan ... Vekilinin ve Sanığın Temyiz İstemleri Yönünden;

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... vekili ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün (9) numaralı bendindeki "Gümrük Müdürlüğü" ibarelerinin hükümden çıkarılarak yerine gelmek üzere hükme "..." ibarelerinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.09.2024 tarihinde karar verildi.