HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, kaçak sigaraların müsaderesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık hakkında şartları oluştuğu halde hapis cezasının ertelenmesine karar verilmediği gerekçesiyle usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Suç tarihinde Menemen Sulh Ceza Mahkemesinin 28.09.2012 tarih ve 2012/685 Değişik İş sayılı arama kararı uyarınca ... Kardeşler Büfe isimli iş yerinde yapılan aramada toplam 142 karton gümrük kaçağı sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında, 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un (4733 sayılı Kanun) 8/4. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 ve 54. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanığın alınan savunmasında, ele geçirilen sigaraların kendisine ait olmadığını beyan ederek atılı suçu inkar ettiği anlaşılmıştır.

Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. Suç tarihi itibarıyla eşyaların gümrüklenmiş değerinin 7.499,99 TL ve pek hafif değerde olduğu anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamına göre dava konusu olayda ele geçen 142 karton gümrük kaçağı sigaranın Daire uygulamalarımıza göre ticari miktarda olması, sanığın alınan savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Sanık hakkında ... cezanın belirlenmesinden sonra zincirleme suç hükümleri uyarınca artırım yapıldıktan sonra değer azlığı nedeniyle indirim yapılması şeklindeki mahkemenin uygulamasında isabetsizlik görülmediğinden Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 4733 sayılı Kanun'un 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455,6545,7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi yollaması ile 3/5, 3/10 ve 3/23. maddeleri kapsamında bulunduğu, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 6545,7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesi kapsamında pek hafif olması nedeniyle sanığın sonradan yürürlüğe giren ve lehe olan 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18 yollaması ile 3/5, 3/10 ve 3/23. maddeleri uyarınca cezalandırılması yerine, eyleme 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ve 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesinin tatbik edilerek karma uygulama yapılması, sonuça etkili görülmemiştir.

Sanık hakkında kurulan hükümde, temyiz edilmeksizin kesinleşen Menemen 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/736 Esas 2021/68 Karar sayılı ilamıyla verilen 10 ay hapis ve 1 gün adli para cezasının mahsubuna karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken söz konusu hapis cezasının netice cezadan düşülmesi suretiyle sonuç olarak 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 24.09.2024 tarihinde karar verildi.