Mahkumiyet

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafilerinin ve katılan vekillerinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.09.2024 tarihinde üye ... ve ...'ın hükmolunan ceza miktarının yetersiz olduğuna dair muhalefeti ve oy çokluğuyla karar verildi.

(K.O.) (K.O.)

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, müştekilerin sahibi oldukları Çamaşırhane Şirketi ile sanık ...'in sahibi ve yetkilisi olduğu Tiglon A. Ş arasında "Recep İvedik 4" filminin dağıtımı ve gişe hasılatının komisyon karşılığı toplanması konusunda 21/10/2013 tarihinde sözleşme akdedildiği, bu sözleşme çerçevesi içerisinde toplanan paranın yaklaşık 25.000.000 TL lik bölümünün sanık ... tarafından alıkonularak müşteki tarafa ödenmediği, böylece ticari ilişkiden kaynaklanan güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıyla sanık hakkında TCK nın 155/2,53 maddeleriyle cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, yürütülen yargılama sonunda sanığın atılı suçtan makumiyetine karar verildiği, hükmün sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan inceleme sonunda oy çokluğu ile hükmün onandığı,
Sayın çoğunluk ile görüş ayrılığımız ; suç tarihine göre suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve sanığın kastının yoğunluğu dikkate alınarak üst sınıra yakın ceza tayini gerekirken alt sınırdan bir miktar uzaklaşılarak hükmedilen cezanın yeterli olmadığına ilişkindir.

Öncelikle konuya ilişkin mevzuat incelendiğinde:

Cezanın Belirlenmesi ve Bireyselleştirilmesi

MADDE 61. - (1) Hakim, somut olayda;
a) Suçun işleniş biçimini,
b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları,
c) Suçun işlendiği zaman ve yeri,
d) Suçun konusunun önem ve değerini,
e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını,
f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını,
g) Failin güttüğü amaç ve saiki,
Göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler.
(2) Suçun olası kastla ya da bilinçli taksirle işlenmesi nedeniyle indirim veya artırım, birinci fıkra hükmüne göre belirlenen ceza üzerinden yapılır.
(3) Birinci fıkrada belirtilen hususların suçun unsurunu oluşturduğu hallerde, bunlar temel cezanın belirlenmesinde ayrıca göz önünde bulundurulmaz.
(4) Bir suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı gerektiren birden fazla nitelikli hallerin gerçekleşmesi durumunda; temel cezada önce artırma sonra indirme yapılır.
(5) Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir.
(6) Hapis cezasının süresi gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir gün, yirmidört saat; bir ay, otuz gündür. Yıl, resmi takvime göre hesap edilir. Hapis cezası için bir günün, adlî para cezası için bir Türk Lirasının artakalanı hesaba katılmaz ve bu cezalar infaz edilmez.
(7) (Ek: 29/6/2005 – 5377/7 md.)Süreli hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı bu madde hükümlerine göre belirlenen sonuç ceza, otuz yıldan fazla olamaz.
(8) (Ek: 29/6/2005 – 5377/7 md.) Adlî para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır. Adlî para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur.
(9) (Ek: 6/12/2006 – 5560/1 md.) Adlî para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz.

(10) Kanunda açıkça yazılmış olmadıkça cezalar ne artırılabilir, ne eksiltilebilir, ne de değiştirilebilir.
Temel cezayı belirlerken somut olayda göz önünde bulundurması gereken toplam yedi ölçüt düzenlenmiştir. Maddede bentler hâlinde düzenlenen bu yedi ölçüt, tahdidi olarak belirtilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, E. 2017/1081, K. 2019/689,03.12.2019 tarihli içtihatında belirtildiği üzere; “Hâkim; olayın oluşu, olayın mağdurda yarattığı etki derecesi, mağdurun olay nedeniyle uğradığı zararın miktarı, olayın meydana gelişinde sanık veya sanıkların sergiledikleri ustalık derecesi, mağdurun ekonomik ve sosyal durumu itibarıyla zararı daha derin bir şekilde hissetmesi, olayın meydana geldiği yer ve zaman dilimi, mağdurun yaşı ve ekonomik, sosyal ve kültürel seviyesi; suçun işlenmesi sırasında kastın yoğunluğu, sanıkların organize bir şekilde hareket etmeleri gibi ana unsurları dikkate almak ve fiilin haksızlık içeriğiyle ve dosya kapsamıyla uyumlu bir ceza belirlemek zorundadır. Bu şekilde ceza adaletinin sağlanması, işlenen suçun haksızlık derecesi ve suçun işleniş biçimi ile verilen ceza arasındaki orantının makul bir şekilde dengelenmesi amaçlanacak, hedeflenen ceza adaleti sağlanacaktır.
TCK m.61/f.1/b.(e)’ye göre temel ceza belirlenirken değerlendirilecek bir diğer ölçüt, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığıdır. Hâkim, suç teşkil eden haksız fiilin dış dünyadaki neticelerinden olan zarar ve tehlikenin büyüklüğünü değerlendirerek cezayı tayin eder.
Tüm bu açıklamalar ışığında; sanık hakkında ceza tayin olunurken, suç tarihine göre paranın satın alma gücü, elde edilen haksız menfaat miktarı, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve sanığın kastının yoğunluğu dikkate alınıp, mevcut infaz sistemi de göz önünde bulundurularak sanığa üst sınıra yakın ceza verilmesi gerekirken, bu hususlar dikkate alınmadan verilen cezanın yeterli olmadığı, katılan vekilinin temyiz sebeplerin haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyoruz.