Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanığın tehdit suçuna yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Sanığın temyiz isteminin reddine dair 27.12.2008 gün ve 457-797 sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden ve bu karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın istem gibi ONANMASINA,
2- O yer Cumhuriyet Savcısının tehdit suçuna ve katılanın tehdit ve hakaret suçlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
O yer Cumhuriyet Savcısının temyizinin tehdit suçunun vasfına ilişkin olduğu ve bu nedenle verilen kararın kesin nitelikte olmadığı anlaşılmakla, bu suça ilişkin olarak da işin esası incelenmiş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
a- Katılanın aşamalarda sanığın kendisine “terbiyesiz, şerefsiz” dediğini belirtmesi, sanığın ise “terbiyesizlik yapma” dediğini savunması, tanık ...'ın ise içeriğini reddetmediği hazırlık evresindeki beyanında, sanığın katılana hakaret ettiğini doğrulaması karşısında, sanığın hakaret suçundan cezalandırılması gerekirken, kanıtların takdirindeki yanılgı sonucunda beraatine karar verilmesi,
b- Sanığın katılana yönelik sarf ettiği kabul edilen “şimdi o telefonu alır kafanda kırarım” biçimindeki tehdit sözlerinin, katılanın vücut dokunulmazlığına yönelik saldırı niteliği taşıdığı ve TCK'nın 106/1. maddesinin 1. cümlesine uyduğu gözetilmeden, sair tehdit olarak kabul edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
c- Kabule göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 esas- 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, sanığa yüklenen tehdit suçu bakımından katılanın hakimin basit bir araştırma ile saptayabileceği herhangi bir maddi zararının bulunmadığı gözetilerek, engel sabıkası bulunmayan sanık hakkında CMK'nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “zararın giderilmemesi” biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet Savcısı ve katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 20/05/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.