İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.06.2018 tarihli ve 2017/54 Esas, 2018/111 sayılı Kararı ile oy çokluğuyla,
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 nci maddesi, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.12.2019 tarihli ve 2018/1903 Esas, 2019/908 sayılı Kararı ile
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

C. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.01.2022 tarihli, onama görüşünü içerir tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur.

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;

1. Savunma haklarının kısıtlandığına,

2. Tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığına, çelişkiler barındırdığına,

3. İsnat edilen eylemlerin 2014 yılı öncesine ilişkin olduğuna,

4. Mahkumiyete yeter delil bulunmadığına,

5. Suçun unsurlarının oluşmadığına ve,

6. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında, oy çokluğu ile mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Rıdvan Adaklı isimli şahıs tarafından kullanıldığı tespit edilen ... ID numaralı ByLock hesabı ile ... . isimli şahıs tarafından kullanıldığı tespit edilen ... ID numaralı hesabına ait tespit değerlendirme tutanaklarının mesaj içeriklerinde sanık ve diğer kısım eski hakimler hakkında mesajlaşmalar bulunduğunun tespit edilmiş olması nazara alınarak, söz konusu belgelerin sanık ve müdafine okunarak diyeceklerinin sorulması, adı geçen . ... ve ... ... isimli şahıslar hakkında soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığının tespit edilmesi var ise ifadelerinin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilmesi, gerek görülmesi halinde tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması; .... İl Emniyet Müdürlüğünün 20.05.2024 tarihli yazısı ekinde dosyaya gönderilen belgelerde sanığın operasyonel hat kullandıkları değerlendirilen ... A, ... Y. ve ... T. isimli şahıslarla telefon görüşme kayıtlarının bulunduğunun tespit edilmiş olduğu anlaşılmakla söz konusu belgelerin sanık ve müdafine okunarak diyeceklerinin sorulması, adı geçen şahıslar hakkında soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığının tespit edilmesi var ise ifadelerinin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilmesi, gerek görülmesi halinde tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması; yine kanun yolu aşamalarında dosyaya beyanları gönderilen ve sanığın örgütsel faaliyetlerine ilişkin anlatımlarda bulunan ... A., ... A., ... G., ... Ç., ... Y. isimli şahısların ifadelerinin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilerek doğrudan aleni duruşmada sanık ve müdafilerinin huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci maddeleri gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak dinlenilmeleri sağlanması, tüm bu delillerin 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafilerine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar yerinde görüldüğünden sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.12.2019 tarihli ve 2018/1903 Esas, 2019/908 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uyarınca İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.09.2024 tarihinde karar verildi.