İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak sanığın mahkumiyeti
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.12.2018 tarihli ve 2018/439 Esas, 2018/722 sayılı kararı ile
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının son bendi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası delaletiyle altıncı fıkrası, 62 inci maddesi, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 24.02.2021 tarihli ve 2019/8 Esas, 2021/395 sayılı kararı ile
İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak,
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası delaletiyle altıncı fıkrası, 62 inci maddesi, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
C.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.05.2022 tarihli, onama görüşünü içerir tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur.
Sanık müdafi ve eşinin temyiz istemleri özetle;
1.Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2.Tanıkların mahkeme huzurundaki beyanlarında sanık aleyhine bir anlatım bulunmadığına, hazırlık beyanlarında çelişkiler bulunduğuna, duruşmadaki beyanlara itibar edilmesi gerektiğine,
3.İltisaklı şirketlerdeki çalışma kaydının geçimini sağlamak amaçlı olduğuna,
4.İdari tahkikat dosyasına dayanılarak mahkumiyet kararı verilemeyeceğine,
5.Etkin pişmanlık uygulanacak ise azami oranda uygulanması gerektiğine ve
6.Temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
1-Temyiz kanun yolu aşamasında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 25.01.2022 tarih ve 2017/9122 soruşturma sayılı yazısı ekinde dosyaya gönderilen evrak içeriğine göre ... E. İsimli mahrem imam olduğu değerlendirilen şahıs ile sanığın HTS irtibatının bulunduğunun tespit edilmiş olması nazara alınarak, öncelikle söz konusu evrakın sanık ve müdafine okunarak savunmalarının alınması, ayrıca evrakta adı geçen ... E. İsimli şahsın yakalanıp yakalanmadığının araştırılması, yakalanmış ise ifade tutanaklarının onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilmesi ve tanık olarak dinlenilmesi sağlandıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu;
2- Talimat mahkemesi aracılığıyla dinlenilmiş olan ... Katılmış B'nin doğrudan aleni duruşmada sanık ve müdafilerinin huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci maddeleri gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak dinlenilmesinin sağlanması,
3-Sanığa etkin pişmanlık hükümlerinin şartları ile hüküm ve sonuçları hatırlatılarak tekrar beyanının alınması ve vereceği bilgilerin konum ve faaliyetleri ile uyumlu olup olmadığı ve eldeki mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden de sorulmak sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu nedenleriyle sanık müdafii ve sanığın eşinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri hususlar yerinde görüldüğünden sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ve sanığın eşinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 24.02.2021 tarihli ve 2019/8 Esas, 2021/395 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Sanık hakkında mevcut delil durumu, bozma sebebi, sanığın adli kontrol hükümlerini ihlal ederek yasa dışı yollardan yurt dışına kaçarken yakalanmış olması, adli kontrol hükümlerinin yetersiz kaldığının gözlenmesi ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alındığında tahliye taleplerinin REDDİ ile TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.09.2024 tarihinde karar verildi.