İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, 5271 sayıl Ceza Muhakemesi Kanunun'nun (5271 sayılı Kanun'un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2018/567 Esas, 2019/27 sayılı Kararı ile hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 06.11.2020 tarihli ve 2019/210 Esas, 2020/1118 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.03.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabulü ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında mahkemenin kabul, uygulama ve gerekçesi yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş olup;
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, dosyada mevcut...hesap kayıtları, Mali Analiz Raporu, sendika üyeliği tespitleri ve sanık savunmaları itibarıyla, ... hesabının gerek açılış tarihi gerek yatırılan miktar dikkate alındığından örgütsel bir talimat doğrultusunda açılmadığı kanaatine ulaşılmış, zira sözde örgüt liderinin bu talimatı 2013 yılı Aralık ayında verdiği, sanığın...hesabının ise 2014 yılı Eylül ayında açıldığı, dolayısı ile sanığın...hesabının örgüt talimatı üzerine açtırmadığı, hesap işlemlerinin olağan bankacılık faaliyetleri kapsamında değerlendirilebileceği, örgüt üyesi olduğuna ilişkin savunmalarının aksini gösteren somut delil bulunmadığı, ... Sendikası üyeliğinin tek başına örgütsel delil yahut faaliyet olarak değerlendirilemeyceği belirlenen, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında ve İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanığın,
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delilin elde edilemediği gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 06.11.2020 tarihli ve 2019/210 Esas, 2020/1118 sayılı Kararında Bölge adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.09.2024 tarihinde karar verildi.