HÜKÜMLER: Sanık ... yönünden ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulması, suça sürüklenen çocuk ... yönünden istinaf başvurusunun
esastan reddi

I- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 17.12.2019 tarihli ek kararının suça sürüklenen çocuk tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması nedeniyle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince verilen temyiz isteminin reddine ilişkin 17.12.2019 tarihli ve 2018/1346 Esas, 2019/1698 Karar sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin aynı Kanun'un 298. maddesi gereği REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,

II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve sanık müdafiinin temyiz isteminin sanığın üzerine atılı suçu işlememesi nedeniyle beraat kararının verilmesi gerektiğine, iddia olunan hırsızlık eyleminin sanık tarafından işlediğine ilişkin somut delillerin bulunmadığına, sanığın şizofren hastası olduğuna ilişkin iddiasının karşılanmadığına ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede; Sanığın fikir ve eylem birliği içinde, asli fail olarak atılı suçları işlediği anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi kapsamında cezalandırılması gerekirken, yazılı şekilde aynı Kanun'un 39/2-c maddesi ile uygulama yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında ilk derece mahkemesinin hırsızlık suçundan verdiği mahkûmiyet kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulması kararında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Kırkağaç Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.