Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kuulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA
2-Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığını bozmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ... müdafii ve O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Suça sürüklenen çocuk ... hakkında konut dokunulmazlığını bozmak suçundan 5237 sayılı TCK.nun 116/1.maddesi uyarınca verilen 6 ay hapis cezasının aynı kanunun 119/1-c maddesi uyarınca bir kat artırılırken 12 ay hapis yerine 10 ay hapis cezasına karar verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
a-13.09.1996 doğumlu olup suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış ve geçmişte hapis cezasıyla mahkumiyeti bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçlarından hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının 5237 Sayılı TCK.nun 50. maddesinin 3.fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1.fıkrasında belirtilen seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
b-Kabule göre de, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250,2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de, suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı, konut dokunulmazlığını bozma suçunun da zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı ve sanık ile suça sürüklenen çocuğun sabıkalarının da bulunmadığı gözetilerek; 5271 sayılı CMK’ nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendi uyarınca, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyecekleri hususunda oluşacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden; “...katılanın zararının karşılanmaması...” şeklinde, yasal olmayan gerekçeyle sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını bozmak suçundan aynı kanunun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve o yer cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 20.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi