Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

I-Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 51. maddesinin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında, 1 yıldan az, 3 yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir, bu sürenin alt sınırı mahkum olunan ceza süresinden az olamaz. Hapis cezasının ertelenmesinin yasal sonucu olmasından dolayı zorunlu olarak hükmedilmesi gereken “denetim süresine” ilişkin hatalar “aleyhe değiştirme yasağına” konu oluşturmaz.
Somut olayda, hapis cezası ertelenen suça sürüklenen çocuklar hakkında 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasına hükmedildiği halde, denetim süresinin bu süreden az olacak şekilde 1 yıl olarak belirlenmesi,Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı kanunun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; 5237 sayılı TCK’nın 51/3. maddesi uyarınca belirlenen “1 yıl denetim süresinin” “1 yıl 4 ay 20 gün ” olarak düzeltilmesine karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II-Suça sürüklenen çocuklar hakkında konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK'nın 151/1 maddesi yerine 116/2 maddesi yazılmışsa da mala zarar verme suçundan cezalandırıldığı belirtilerek ceza miktarının aynı yasanın 151/1. maddesine uygun olarak belirlenmiş olması karşısında; belirtilen husus, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-İşyeri dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmiş olması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250,2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı, işyeri dokunulmazlığını bozma suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı ve suça sürüklenen çocukların kasıtlı bir suçtan mahkumiyetlerinin de bulunmadığı gözetilmeden, suça sürüklenen çocukların kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyecekleri hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken, “Katılanın parasının çalındığı ve giderilmediği hususundaki beyanları dikkate alınarak suça sürüklenen çocuklar hakkında yasal şartları oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesi uygulanmasına yer olmadığına” biçimindeki dosya içeriğine uygun olmayan, yetersiz gerekçe ile işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-5237 Sayılı TCK'nın 50/3 maddesi gereğince, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan ve suçları işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuklar hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından belirlenen kısa süreli hapis cezalarının aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesinin gözetilmesine, 20/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.