BOZMA ÜZERİNE

Mahkumiyet

Bozma üzerine kurulan hükümde yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

Bozma üzerine Yerel Mahkemece, sanığın imar kirliliğine neden olma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteminin özetle; kendisinin ve eşinin hasta olduğuna, para cezasını ödeyecek durumu olmadığına bu nedenlerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.

Suç tarihinde 65 yaşını bitirmiş olup engel sabıkası bulunmayan sanık hakkında, hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 50/1. maddesindeki seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesinde aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca zorunluluk bulunması ve sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinin erteleme hükümlerinin uygulanmasından daha lehe olması karşısında tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.09.2024 tarihinde karar verildi.