Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin taşınmazının kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedelinin müvekkiline ödenmediğini, bunun üzerine Karayolları Genel Müdürlüğüne dava açıldığını, dava dilekçesinin davalı kuruma tebliğinden bir hafta sonra şuyulandırma yapılmak suretiyle Yarımca Mahallesi 519 ada 25 parsel olmak üzere davacı müvekkiline yer verildiğini ve davanın konusuz bırakıldığını ancak müvekkiline 1000 m² yerine 803 m² yer verildiğini, Körfez 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/164 esas sayılı dosyası ile taşınmazın değerinin 320.000,00 TL olduğunun belirlendiğini, bu bedelin taşınmazın üzerindeki hafriyat dikkate alınmadan belirlenen değer olduğunu, arsa üzerindeki bu hafriyatın arsanın değerini düşürdüğünü, müvekkilinin taşınmazı değerinin çok altında satmak zorunda kaldığını ileri sürerek 5.000,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu, görev konusunun araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazda toprak altında deprem sonrası molozların bulunduğunu ayrıca inşaat izninin verilmediğini belirtmiştir.
Uyuşmazlık, haksız fiil iddiasına dayalı tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, karara esas alınan bilirkişi raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.