Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.07.2018 tarihinde davalı ...'ın sevk ve idaresindeki 33 NM 733 plakalı aracın müvekkili kuruma ait olan 48 A 0448 plakalı araca çarpması sonucunda müvekkiline ait araçta maddi hasar oluştuğunu, olayda sürücü ...'ın kusurlu olduğunu, Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/11 D.İş sayılı dosyasında delil tespiti yaptırıldığını ve müvekkili kuruma ait araçta oluşan hasarın 134.794,17 TL, değer kaybının ise 18.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 152.794,17 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulü ile, 58.000,00 TL maddi tazminatın 11.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... 36.000,00 TL bedelden, 10.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmak üzere) tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ...Ş vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; eldeki ticari davanın davalı ... yönünden arabuluculuk dava şartına tabi olduğu, mahkemece bu hususta bir inceleme ve araştırma yapılmadan işin esası hakkında karar verildiği, arabulucuk dava şartının yerine getirilip getirilmediği araştırılmak suretiyle varılacak olan sonucu göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama neticesinde; arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması nedeniyle davalı ...Ş yönünden açılan davanın usulden reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı ve davalılardan Sabahattin ve Önder' in kararı istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu belirtmiştir.
Uyuşmazlık, trafik kazasında hasarlanan aracın onarım bedeli ile araçta oluşan değer kaybının tahsili istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, bilirkişi raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.09.2024 tarihinde oy biriliğiyle karar verildi.