Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında Dairemizin 07.04.2021 tarihli bozma ilâmından önce verilen ve sanık tarafından temyiz edilen 16.12.2015 tarihli kararda; hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği, sanık hakkında bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda tayin olunan 2 yıl 6 ay hapis cezasının aynı Kanun'un 326/son maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından "...1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca bu durumun sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğu da gözetilerek sanığın neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına," ibaresi çıkarılarak yerine "... 1412 sayılı yasanın 326/son maddesi gereği aleyhe bozma yasağı kapsamında sanığın cezasının 1 yıl 8 ay hapis cezası üzerinden infazına" ibaresi eklenmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.