SAYISI: 2022/İHK-30144
SAYISI: K-2022/112391
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.05.2016 tarihinde müvekkilinin sürücüsü olduğu motosiklet ile davalıya sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı için 20,00 TL'nin temerrüt tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davacı vekili talebini 62.958,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında müvekkilinin sorumluluğu olduğunu, başvurucunun asli kusurlu olduğunu, davacının ceza yargılamasında uzlaşmayı kabul ettiğini, 25.05.2020 tarihinde 25.130,92 TL davacıya ödeme yapıldığından sorumlulukları kalmadığını, müterafik kusurun dikkate alınması gerektiğini, motosiklette koruyucu kask takmadığını, olay tarihinde reşit olmadığından ehliyetsiz motosiklet kullandığını, davacının sunduğu maluliyet raporunun hükme esas alınmasını doğru olmadığını, maluliyet oranını kabul etmediklerini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün kazada %75 kusurlu olduğunun dosyada alınan bilirkişi raporu ile belirlendiğini; davacının sunduğu maluliyet raporunda davacının maluliyet oranının %5 olarak tespit edildiği ve bu raporun karara esas alındığı; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile tazminatın hesaplandığı aktüer raporunun benimsendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile toplam 62.958,00 TL tazminatın 23.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvurucunun taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının sunduğu maluliyet raporunun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kusur tespitini kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, uzlaşma yapıldığından davanın reddi gerektiğini, hesaplamanın doğru yapılmadığını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faize göre hesaplama yapılmasını, geçici iş göremezlikten sorumlu olmadıklarını, hatır taşıması indirimi uygulanmasını ve vekalet ücretinin hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5'i oranında hesaplanması gerektiğini ileri sürerek itiraz yoluna başvurmuştur.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içerisinde yer alan maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu ve kaza tarihindeki yürürlükteki yönetmeliğe uygun düzenlendiği, zamanaşımı süresinin dolmadığı, kusur raporunun uzman bilirkişi tarafından düzenlendiği, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve prograsif rant ile hesaplama yapılmasının doğru olduğu, davalının müterafik kusura ilişkin iddialarını ispat edemediği, vekalet ücretinin nispi ve tam belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ile benzer sebepleri tekrar ederek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ila 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, davacının başvuru sırasında sunduğu Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 04.11.2021 tarihli tarihli raporunda başvurucunun meydana gelen kaza sebebi ile, sağ dış göz kantusu 2,5x2 cm citten çökük bulunması sebebiyle hipertrofik skar ve keloidden dolayı %5 oranında malul kaldığı bildirilmiştir.
Hükme esas alınan rapor her ne kadar kaza tarihindeki yönetmeliğe göre alınmışsa da yaralanma nedeniyle maluliyet oranı belirlenmesi için ileri derecede skar dokusu bozulması veya vücudun en az %1'ini kapsaması gerektiğine ve rapordaki değerlendirmenin yönetmelikteki arızanın tanımı ve ağırlığına uygun olmayabileceği şüphesi bulunduğuna göre, davacının yaralanması sonucu oluşan yara izinin ömür boyu maluliyete sebep olup olmayacağı hususunda ki tespitlerin yeterli olmaması sebebiyle yakın bir üniversite hastanesinden davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun ve temyiz edenin sıfatına göre kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle içerisinde plastik cerrahın da bulunduğu heyetten yeni bir rapora alındıktan sonra aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak karar verilmek üzere İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3. Davalı vekili, davacının motosiklette sürücü olarak seyri sırasında gerçekleşen kazada kask, dizlik gibi koruyucu giysileri giymemesi nedeni ile zararın artmasına neden olduğunu ileri sürerek hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunmuş, Hakem Heyetince anılan savunmanın reddine karar verilmiştir.
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52 nci maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.
Somut olayda davacının maluliyetine neden olan arazlar içinde yüz bölgesinden olduğu yazılıdır. Kaza tutanağına göre davacının kaskı olmadığı belirtilmekle yaralanmasının meydana geldiği yer kafa bölgesi olduğundan davacının kaza sırasında kask takmadığı anlaşılmaktadır.
Buna göre tazminata karar verilirken Karayolları Trafik Kanunu (KTK), Karayolları Trafik Yönetmelik hükümleri ve aracın özelliğine göre davacının meydana gelen kazada müterafik kusurunun bulunduğu, hakem heyetince doğru nitelendirme ile müterafik kusur indirimi için %10 oranında indirim uygulanmışsa da Dairenin uygulamaları da dikkate alınarak TBK’nin 52 nci maddesi uyarınca tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,
24.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi