Mahkûmiyet, kaçak sigaraların müsaderesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1.Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; münhasıran kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmediği gerekçesiyle usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanığın temyiz sebepleri; hükmü temyiz etme iradesi içeren dilekçe ibraz ettiği anlaşılmıştır.

Sanığın 22.09.2012,29.09.2012 ve 03.11.2012 tarihlerinde seyyar halde gümrük kaçağı sigara satarken suçüstü yakalandığı olaylarda muhtelif markalarda toplam 2.508 paket gümrük kaçağı sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında, 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un (4733 sayılı Kanun) 8/4. maddesi, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/5. maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 44,53 ve 54. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanığın alınan savunmasında, ele geçirilen sigaraları içmek amacıyla satın aldığını beyan ederek atılı suçu inkar ettiği anlaşılmıştır.

Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. Suç tarihi itibarıyla eşyaların gümrüklenmiş değerinin toplamının 15.513,76 TL ve hafif değerde olduğu anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamına göre dava konusu olayda ele geçen 2.508 paket gümrük kaçağı sigaranın Daire uygulamalarımıza göre ticari miktarda olması, sanığın alınan savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Ancak;
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Sanığın eyleminin, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 4733 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, bu suçtan doğrudan zarar görenin ... olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresinin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması isabetli bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... vekilinin ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün (19. ve 20.) paragraflarının hükümden çıkarılarak yerine gelmek üzere hükme "Katılan ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen 4.080,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan ... Bakanlığına verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2024 tarihinde karar verildi.